Sizce Hayat Bizim İçin mi Zor?

Asfaltta uzanmış yatıyorum, aslında ona sarılıp öpmeye çalışıyorum. Çünkü onu gördüğüm için çok mutluyum. Hayatımda asfaltı görünce bu kadar sevineceğimi hiç düşünmezdim. “Asfalta çıktık lan, asfalt Murat abi…” diye sevinçle motordan inip asfalta sarılışım daha dün gibi. Ne kadar mutlu olmuştum, aşkla şevkle sarılıp öpmüştüm o asfaltı. Orası bizim için Afrika yolculuğumuzun en zorlu kısmının bittiği yerdi.

O belgesellerde seyrettiğiniz ve Afrika’da yaşayan bir çok kabilenin bulunduğu, zorlu ve kurak bir çoğrafya orası. Bizim için en önemli şey vahaların yerini bilmek ve onlara ulaşmaktı. Sahip olduğumuz her şeyi bunun için kullandık. Günlerce kumda motor sürdük, vahalardan su içtik ve o mızraklı kabilelerin arasında çadır kurup yattık. Oradan geçerken gördüklerim bana hayatımda sahip olduklarımı sorgulattı. Hatta orada olmayan ve bizim için basit sayılacak şeylerin bile ne kadar değerli olduklarını öğretti. Şimdi düşünüyorum da buzdolabını çok özlediğimi hatırlıyorum mesela. Bildiğiniz herkesin evinde standart olarak bulunan buzdolabı! 40 küsür derece sıcakta, günlerce yolculuk ederken buzdolabına sarıldığımı, kapısını açıp içine oturduğumu ve soğuk bir şeyler içtiğimi çok hayal ettim. Her gördüğüm bakkalımsı yere, acaba buzdolabı var mıdır diye heyecanla girdim. Elektrik bile olmayan yerde buzdolabının ne işi vardı!

Şimdi güvenli evimde oturuyorum, musluğu açıyorum keyfime göre sıcak/soğuk su akıyor, duş alıp tuvaleye giriyorum, mutfakta dolabı açıp ne istiyorsam alıyorum, klimayı açıyorum ısınıyorum ya da serinliyorum. 5 yıl önce geride bıraktığım kabileler ise hala orada, benim hayatı sorguladığım yerde normal hayatlarını yaşamaya devam ediyorlar. Sizce hayat bizim için mi zor?

ETİKETLER

Yorum Yok