Facebook üzerinden yapılan anlık paylaşımlar...
Patagonya’da Fitz Roy’a doğru yaptığım 30km yürüyüşten :) İlerde buzulları görebiliyorsunuz ama yürü yürü ulaşamıyorsunuz. Sonra oraya varıp o vadinin içinden, buzulların yanından geçip tırmanmaya başlıyorsunuz. Hayatımda ilk kez 30km yol yürüdüm fakat değmişti. En çok üzüldüğüm şey ise burada kamp yapmamış olmam :( Şimdiki aklım olsa motoru bir otoparka bırakır kamp malzemelerimi alır burada en az 2-3 gün kamp yapardım. İnanılmaz güzel yerler vardı kamp yapmak için... ahh ahh ne harika yerlerde kamp yaptım ve şimdi çok özlüyorum o doğayı... #patagonia #argentina #fitzroy #southamerica #trekking
Gezide tanıştığım ve gezmekten zevk aldığım sevgili Ride2world (Tuğçe ve Fatih); sizle beraber çok güzel kamplar yapıp yemekler hazırladık, uzun uzun sohbetler edip kahkalar ile güldük, bir gezinin içindeyken bir yenisini hayal ettik, planlar kurduk… bunu söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama sizi özledim. :D Fotoğraflara bakarken o güzel anlar aklıma geldi, paylaşmak istedim. Bir gün mutlaka dünyanın farklı bir yerinde bir araya gelip beraber yol almak istediğim ve alacağım ender insanlardansınız. Bakarsınız beraber konuştuğumuz planları bir gün hayata geçiririz. Yolunu açık olsun, takipteyim!
Güney Amerika’da yapmaya doyamadığım kamplardan. Sevgili Ride2world ile birlikte seyahat ettiğimiz zamanlardan. Ben döndüm 3 ayı geçti onlar hala yoldalar. :) Ben onları Patagonya’da bıraktım, onlar teee Alaskaya’ya kadar çıktılar ve şimdi de geri dönüyorlar. Maceralarını takip edin ve tecrübelerinden yararlanın, onlardan yolculuk hakkında öğreneceğimiz çok şey var :)
İtinayla ön dişli sıfırlanır :) Dünyamın güney ucu olan Ushuai şehrine 10km kala, dağ yolunda tırmanış yaparken motorun çekişten düşmesi ile farkına vardığım sorun :) Yeni dişli bulabilmek için bir haftadan fazla Ushuaia’da kaldım. O zaman söylenmiştim ama iyiki tam olarak orada bitmiş. Yoksa kış geliyor, havalar soğudu diye bir iki gün kalır kaçardım. Onun yerine bir vadinin içinde ağaçların arasında ve gürül gürül akan bir nehrin kenarında aylaklık yaptım. @ Ushuaia, Tierra del Fuego, Argentina
Sabah gözünüzü böyle bir manzaraya açtığınızı düşünün, insan özlemez mi bunları, buraları :) Bu gezide çok güzel yerlerde uyandım, çok güzel manzaralara daldım gittim. Gecem yıldızlarla ayrı bir güzel, sabahlarım dağlarla, göllerle, bulutlarla ayrı bir güzel oldu. Şimdi bu koca şehirde milyonlarca insanla beraber tıkılıp kalmak zorluyor. Özellikle bir yıldan sonra çok anlamsız geliyor buradaki kalabalık, koşuşturma, telaş, trafik ve stress. Dışarı çıkıyorsunuz her yerde aşırı süslü mekanlar, dükkanlar, dip dibe binalar hatta balkonu bile olmayan evler var. İnsanlar 10 metrekare çimlik alan bulunca hemen orada sosyalleşmeye veya spor yapmaya çalışıyorlar. Kafanızı kaldırıyorsunuz gökyüzünü göremiyorsunuz. Bir çoğumuzun evi günde kaç saat güneş alıyor, pencereyi açtığınızda kaçınızın yüzüne hafif rüzgar çarpıyor veya temiz hava geliyor. Bazen gerçekten de ben nereye düştüm diyorum. Hayır arkadaş burada 20 yıl ben yaşamadım mı? Gecelerimi sokaklarda, gündüzlerimi plazalarda toplantı yaparak geçirmedim mi? Eskiden uğrunda zamanımı verdiğim ideallerim nerede, peki ya para kazanma hırsıma ne oldu??? Hepsi şimdi o kadar anlamsız geliyor ki hayretle bakıyorum çevreme. Artık sadece hayallerim var ve onları gerçekleştirebilecek bir de özgüvenim var. Param, işim, arabam hatta motorum olmasa da olur. Ben hayallerimi eninde sonunda gerçekleştireceğim, tıpkı daha önce olduğu gibi. Ne yazacaktım konu nereye geldi... #lagunadecocha #colombia #southamerica
Amerika gezisinde gördüğüm ilginç güzelliklerden birisi :) Aslında burası bir volkan ağzı, yani krater gölü ama burayı diğer gördüğüm onlarca krater gölünden farklı yapan ortadaki adacığı :) Sanki nehir geliyor da daire çiziyor gibi olmuş. Ekvador’da Laguna de Cuicocha ;)
Yıllardır geziyorum, daha gidilecek bir sürü yolum, keşfedek bir sürü yerim var... gezmeye devam ;)
Yıllardır geziyorum, daha gidilecek bir sürü yolum, keşfedek bir sürü yerim var... gezmeye devam ;)
Latin Amerika’da motosiklet ile geçtiğim en güzel yollardan birisi Kolombiya’da Cocora vadisi :) İnsan bu 60 metrelik palmiyelerin bomboş düzlüklerde göğe uzandığını görünce bir aptal oluyor. Aslında eskiden burası bu uzun palmiyelerle doluymuş, bunlar geriye kalanlar :( #salento #palmtrees #cocoravalley #colombia #southamerica
En sevdiğim yollardan. Hızlandıkça gölgeler ve güneş birbirine karışıyor, etrafını saran ağaçlar da gittikçe bulanıklaşıyor, çok masalsı oluyor :)) Sanki yeterince hızlanırsam “back to the future” gibi başka bir zamana atlayacakmışım gibi geliyor. Yolda can sıkıntısı insana neler yaptırıyor işte...
Gezilerde kendime ait çok fazla güzel fotoğrafım olamıyor çünkü genelde herkesi çeken ben oluyorum :) Şili’nin Patagonya bölgesinde tanıştığım ve 3 yıldır yolda olan Rus çift @soundaroundme ile beraber balık tutmaya gittiğimizde bu fotoğrafları çekmişlerdi. Gerçi ben o sırada drone kullandığım için farkında değildim :) #villaohiggins #chile #patagonia #carreteraaustral #southamerica #motorcycle #offroad #motorcycletrip
Bundan 18 ay önce bu güzel insan ile internette tanıştık. Onur ve eşi Ayfer internette AyferOnur Seyahatnamesi olarak bilinirler :) Benzer dönemlerde Amerika yolculuğu yapacağımız için Onur bana mesaj atmıştı. Kendileri Amerika’da yaşadığından görüşemedik ama 1-2 ay sürekli mesajlaşarak gezi hakkında bilgi alışverişinde bulunduk. Geziye çıkmadan hemen önce (Nisan 2016) İstanbul’a geldiklerinde Onur ile bir pastanede buluştuk ve yine gezi üzerine uzun uzun sohbet ettik. O an aslında her şey o kadar uzaktı ki; daha geziye çıkacağız tüm kıtayı gezeceğiz, bitireceğiz…. Gezinin sonuna bir yıl olduğu için ancak başını konuşabildik çünkü sonunu kendimiz bile hayal edemiyorduk. Benzer zamanlarda yola çıktık, aylar sonra Meksika’da ilk kez bir araya geldik ve sonrasında 2 ay Orta Amerika’yı beraber geçtik. Hep iletişimde kaldık, Güney Amerika’nın sonunda Ushuaia’da tekrar karşılaştık, sonra Patangonya’da bir hafta beraber kaldık. Tuvalette, restoranda bile yattık, ne yağmurlarda sürdük, en zorlu sınır geçişlerini beraber yaptık, en tehlikeli ülkelerde hep beraber olduk… En son Brezilya’da karşılaştık ve zaman geçti gitti, yolculuklarımız bitti ama iletişimimiz hep devam etti. Tekrar İstanbul’a geldiler. Onur aradı hadi buluşalım dedi, ben de aynı pastane de buluşalım o zaman dedim. Benim için önemliydi, düşünsenize ilk kez o pastanede buluştuğumuzda her şey nasıl uzak ve hayaldi. Şimdi ise hepsi gerçek oldu, bir dünya maceramız oldu ve yine aynı pastanede oturmuş bu sefer ne günlerdi diye konuşuyoruz… Bu gezinin bana kazandırdığı güzelliklerden birisininiz ;)
Nehrin açtığı bir vadi boyunca boyunca ormanın içinden döne döne karşı dağlara doğru motosiklet sürdüğünüzü düşünün :) Fakat yolun sonu bir yere çıkmadığı için yüzlerce kilometreyi geri dönmeniz gerekiyor :)) Şili’nin Patagonya bölgesinde bulunan ve Şili’nin güneyini ülkenin geri kalanına bağlayan Carretera Austral yolu #patagonia #chile #carreteraaustral #southamerica #offroad #motorcycle
Bazen yolda çok güzel insanlarla tanışırsınız, hem de hiç beklemediğiniz bir zamanda, mesela yol kenarında kaldırımda boş boş otururken bile olabilir. Öylece arabayla yanınızda durup adayı gezeceklerini, kendilerine katılmak isteyip istemediğinizi sorarlar. Onlara bakarsın, “şeyy eeee” diye bir şaşırırsın, sonra gülümser “çok isterim” diyerek arabaya atlarsın ve yeni bir macera başlar. Sadece bir gün kalmayı düşündüğün adada onların tatili bitip dönene kadar günlerce kalırsın. Hatta hızını alamayıp yolunu uzatarak onların yaşadığı şehre bile gidip onlarla biraz daha vakit geçirirsin. Yol arkadaşlıkları çok farklıdır çünkü onlar senin için farklı kültürdeki, farklı dünyadaki insanlar gibidir, sen de onlar için öylesindir. Sen konuşursun onlar dinler, sen sorarsın onlar cevaplar… Gonzalo, Juan ve Lucho’a selam olsun iyiki beni o yol kenarından almışlar.
Hayatın döngüsüdür bu; bir şeylere inanırız ve onun uğrunda yola çıkarız, hayaller kurarız, heyecanlanır planlar yaparız, bazen koşarak ilerleriz, bazense tökezler düşeriz bu yolda ama yılmayız, çabalarız, mücadele ederiz, ayağa kalkar tekrar tekrar deneriz, fakat her zaman o yolun sonuna ulaşamayız. Üzülürüz, yıpranırız, sonunda pes eder bırakırız o yolda devam etmeyi ve hayatın bize açtığı yeni yollara saparız. Uzaklaştıkça da arkadamızda kaybolur gider eski yollar, yolculuğumuza devam ederiz. Selin ile birlikte, iki kişi çıktığımız hayat yolculuğumuz da bu yollardan biriydi fakat yolun sonuna ulaşamadık ve Amerika gezisi dönüşünde yollarımızı ayırmaya karar verdik. Artık farklı hayallerin peşinde, kendi maceralarımızı ve hayatlarımızı yaşıyoruz...
Amerika gezisinden döneli neredeyse 3 ay olmuş. Bir yıl gezdikten sonra buraya dönmek ve tekrar eski ortama (düzene) adapte olmak için çabalamak ne ilginç. Oysa yola çıktığım ilk aylarda eski düzenimden kurtulmak ve yola adapte olmak için çabalamıştım. 1 yılın ardından tam yolda olmaya, motosiklet kullanmaya, her gün her şeyin değişmesine, yabancı olduğum insanlarla kalmaya, açık alanlara, çadır kurmaya, her gün market alışverişi yapıp yemek yapmaya, nehirde yıkanmaya, elde çamaşır yıkamaya, 2 tişört, 2 pantolon ve bir ayakkabı ile yaşamaya, eldeki malzemeler ile her şeyi tamir etmeye, sürekli olarak az para ile idare etmeye, günde 10 kez hava durumuna bakmaya, rüzgarlara, yağmurlara, fırtınalara, tehlikelere, çöllere, ıssızlığa ve gördüğüm tüm güzelliklere alışmaya başlayıp kendimi evde gibi hissetmeye başlamıştım ki çat diye bir uçakla dönüp kendimi yabancılaştığım bir ortamda buldum. Yolda olmayı özlemiyor muyum peki? Şöyle söyleyim o zaman; İnsan evini özlemez mi? Yol artık benim evim olmuştu ve aklım hala yolda! #patagonia #argentina #motorcycle #camping #home
Bazen yol hiç bitmesin istersiniz, günlerce sürmek, yol kenarlarında kamp yapmak isterseniz, hatta kimsenin olmadığı yerlerde doğa ile baş başa kalmak da istesiniz… :) işte burası tam öyle bir yerdi. Amerika kıtasının güney ucuna giden, yolun okyanusda bittiği, pek kimsenin gelip geçmediği, rüzgarlar yüzünden eğri büyrü ağaçların olduğu, sessiz ve ıssız… Yine olsa yine gitsem :) #ushuaia #argentina #rutaj #patagonia #southamerica #offroad
Bazen kamp için güzel yerler bulduğum doğrudur :) #camping #motorcycletrip #patagonia
Küçükken en sevdiğim slogandı "kirlenmek güzeldir" :) İlk yolculuklarımda motor malzemelerimi temiz tutmak için elimden geleni yapardım şimdi ise pek takılmıyorum sanırım, çünkü ne yaparsam yapim bu hale tekrar geliyorlar. Uğraşıp yıkıyorum ertesi gün bir arazi sürüşü ya da bir yağmur... uğraştığınla kalıyorsun.
Bazen içinde bulunduğumuz anın kıymetini bilmiyoruz, bazen geçmişte kayboluyoruz bazen de gelecek kaygılarına teslim ediyoruz kendimizi. Peki ya yaşadığımız şu anda neler hissediyoruz. Şimdi her nerdeysek orada olmaktan mutlu muyuz? Her ne ile uğraşıyorsak onu yapmaktan mutlu muyuz? Belki öyleyiz belki de kötü şeyler yaşıyoruz. Tüm bunların sonuçlarına yaşananlar bittikten sonra varıyoruz. Çoğu zaman düşünmüyoruz ne hissettiğimizi. Geriye dönüp baktığımızda geçmişteki o an için ya mutlu ya da mutsuz oluyoruz. Peki ya mutluysak da bilmiyorsak?* Şimdi bu fotoğrafa baktığımda aslında orada ne kadar da mutlu ve huzurlu olduğumu hissediyorum. Patagonya’nın bir köşesinde, araba ile ulaşılamadığı için kimsenin gelmediği bu falezlerin üzerinde ne kadar da mutluymuşum. Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum** Orada neler hissediyordum acaba diye hatırlamaya çalışıyorum. Biraz telaş, tedirginlik, biraz mutluluk, belki huzur… çok da hatırlayamıyorum aslında. (*Yankı Yazgan - TEDxReset 2011, **Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk)
Yolda, kampta, genel olarak gezi boyunca yemek işini nasıl hallettiğimi soranlar oluyor, cevap basit kendim yapıyorum. Eğer Bir yıl geziyorsanız sürekli dışarda yemek yiyemezsiniz yani en azından ben yiyemem :) Tamam gittiğiniz yerlerde yerel tatları denemek güzel ama sürekli onları yemek de bir süre sonra bayıyor. Ayrıca geldiğim yerin yemeklerini özlüyorum. :) Benzinli bir ocak ve 2lt küçük bir tencere ile canınız ne istiyorsa yapabilirsiniz. Güney Amerka'da bulgur ve kırımızı mercimek dışında aradığınız her şeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Bu ikini ise biraz aramanız gerekiyor. :) #cooking #camping #msr #msrxgkⅱ #chile #patagonia
Seyahatte uzun vadeli planlar yapmayı bıraktım, çünkü ne zaman yapsam tutturamadım. Biraz daha kısa vadeli şeyler düşünüyorum artık. :) Mesela sabah kaçta kalkacağım gibi ama çoğu zaman o da tutmuyor. Onun için anlık kararlar verip ona göre hareket etmeye çalışıyorum. Genelde olaylar olduğu (ya da olacağı) zaman ne yapacağımı düşünüyorum. Öncesinde böyle olursa şöyle yaparım diye düşünmeyi bıraktım. Motor bozulunca ne yaparım? Bozulunca düşünürüm. Benzin biterse ne yaparım? Bitince düşünürüm. Çünkü öncesinde (belki de olmayacak) olasılıkları düşünüp ona göre planlar yapmak çok yorucu… Burası Carretera Austral yolu ve burada başıma beklenmedik pek çok olay geldi, onun için bu fotoğrafa bakınca plansızlıkların verdiği boşluğu hissettim :) . #patagonia #carreteraaustral #chile #southamerica #motorcycle #offroad #travel
Bu fotoğrafı neden sevdiğimi bilmiyorum. :) Fotoğraf seçip yüklemek Patagonya fotoğraflarına bakıyordum ve bunu gördüm. Sonra uzun süre bu fotoğrafa bakarken buldum kendimi. Çünkü kafam arka tarafta o zamanlara gitti, burada yaşadıklarımı düşündüm ve mutlu oldum. Patagonya Şili'de Carretera Austral yolunun en sonu hatta Şili'nin kara yoku ile ulaşabileceğin en güney noktası, O'Higgins kasabası. #ohiggins #carreteraaustral #chile #patagonia #southamerica #motorcycle
Patagonya’da Arjantin’in çöllerinden Şili’nin yeşil dünyasına ilk giriş yaptığım yer burası, Aslında bana @ride2world göstermişti haritada bu gölü. Onlarla beraber Arjantin tarafında bir hafta seyahat etmiştim. :) Gölün kenarından geçerken biraz kafamı kaldırıp baktım fakat yine saat erken olduğu için kalmayı düşünmüyordum. Sonra gölde yüzenleri görünce durdum ve ben de göle girdim. :) Herkes gidip ortalık sakinleşince de kamp kurmaya karar verdim. Güneş batıp da göz gözü görmeyene kadar o sandalyede oturdum güneşin batışını seyrettim ve sessizliği dinledim. Fakat gece arkamdaki ağaç ve çalıklardan çok ses geldiği için sürekli uyanıp etrafa baktığımı hatırlıyorum :) #patagonia #chile #pucon #southamerika #camping #motorcycle
Yolda etrafı seyrede seyrede gidiyorsunuz, sonra bu manzara ile karşılaşıyorsunuz ve durup bir fotoğraf çekiyorsunuz. Fakat bilinçaltınız burayı çoktan gözüne kestirmiş sizi dürtüyor ve içinizden bir ses “kamp yapsana, burası çok güzel bak” diyor. Saate bakıyorsunuz, daha erken ve önceden planladığınız yere varmak istiyorsunuz. “Boşver, her yer güzel zaten yola devam edim.” diye kandırmaya çalışıyorsunuz bilinçaltınızı :) Bu sefer hayal kurmaya yönelik alt mesajlar geliyor “şuraya nehrin kenarına çadırı atarsın, saat de erken oturur sessiz sessiz dağların üzerinden akan bulutları seyreder manzaranın tadını çıkarırsın, hem güzel bir yemek de yaparsın, dinlenirsin…” Yok yok ben gidim diye motora binersiniz ama yolda bırakmaz sizi bu düşünceler “zemin de çadır kurmaya çok uygundu, su kaynağı vardı, etrafta kimsecikler yoktu, güvenliydi, hadi gideceğin yerde daha iyi bir yer bulamazsan!…” Sonra ne mi olur, bir sürü kilometreyi geri döner oraya kamp kurarsınız. Zaten bilinçli olarak gezmeyi de hiç istememiştim nasıl oldu da bu kadar gezer oldum bilmiyorum. :D #camping #motorcycle #torresdelpaine #chile #patagonia #southamerica
Bence bu ateş topraklarında yeterince kalabilseydim hayatın anlamını çözecektim ama kış geliyordu işte kalamadım :) Ben Magellan'ın yerinde olsam burayı keşfedince burada kalır geri dönmez ve kimseye de söylemezdim... #routej #ushuaia #patagonia #argantina #southamerica #camping
Yağmurlu havalarda kamp yaparken çadırdan çıkamayınca ben :) Ara ara soranlar oluyor yağmur yağdığında çadırda ne yapıyorsun diye? İşte bazen film seyrediyorum, bazen kitap okuyorum, internet varsa yazı yazıyorum, hiçbiri yoksa aşırı dozda sıkıntıdan sızıp kalıyorum. :) Daha kötüsü sabah uyandığımda hala çok yağıyorsa durmasını beklemek. Sırf bu yüzden bazen keşke karavanım olsaydı diyorum. :D #camping #cinema #tentcinema #argentina #southamerica #buenosaires
Mavi tatilde olduğu için bir haftadır göremiyorum. :( Özledim, dün konuşmak için aradım, babası soruyor "Serkan arıyor", Mavi'den cevap "uyuyorum". Kız benle konuşmadı ya şaşkınım hala "uyuyorum" ne yaaa
Patagonia'da kamp yapıyorsanız her uyandığınızda güneşin doğmuş olmasını dilersiniz. Saate bakarsınız sabaha karşı 5'dir. "Daha 2 saat var" diye söylenirsiniz ve daha erken doğmasını istersiniz. Oysa İstanbul'dayken sabaha karşı uyandığınızda saat 5 ise "güneşin doğmasına 2 saat kalmış" diye söylenirsiniz ve daha geç doğmasını istersiniz... şartlar zorlaştıkça sahip olduklarınızın değerini daha iyi anlıyorsunuz.
Ben Amerika kıtasında gezerken maceranın büyüğünü ablamlar (TatlıGezgin ve One Road One World) yaşamış. :) Takip ettiğim kadarıyla Batı Afrika rotası onlar için tam bir meydan okuma oldu. Gerçi o rota bir çok insan için öyle ve dünyanın zorlu rotalarından birisi. Bu videoda Gabon'dan Congo'ya geçerken eğlenceli halleri var, yani benim için seyretmesi eğlenceliydi onları bilmiyorum heheh :D
Sonunda WR250'i bitirdim. En son amortisörlere ve frenlere el atmıştım. Bir de arka plaka takılan kuyruğu söktüğüm için plakaya bir şey uydurmak zorunda kaldım. :) Fakat böyle daha güzel oldu. Son olarak iyice bir yıkanıp temizlenirse olacak bu iş. Yalnız motor sürmeyi özlemişim. Çünkü bir yıl sürekli motor kullandım ve son 1,5 aydır motor sürmüyorum.
Dün uzun süren çekimlerde çok eğlendik, bol bol güldük. Çekim için kullanacağımız tripod'un kafasını kaybedince kendimize tripod ve hatta güneşlik bile uydurduk. Zaten önemli olan yararlı bir şeyler çıkarmak, sahne arkasında ne kadar uğraştığımız değil :) Tam çekiyoruz he olacak, he oldu derken bir gülme geliyor... hop al başa. Bazen de ne söyleyeceğimizi unutuyoruz veya malzemelerin isimlerini hatırlayamıyoruz. Neydi arkadaş bu çantanın malzemesi??? :)) Balistik naylonmuş. Mekanını açan Ahmet Tarık Taşdelen (Düşler Tamirhanesi), çekimleri yapan Can Küngör, Kamera karşısında beraber konuştuğumuz Serter Topyalın (#biketurkiye), çekimlerde her türlü şeye yardım eden Okan Akyıldız ve bu işi organize eden Erkin Yeşil (DenemeTahtası)'e teşekkür ederim, tam bir ekip işi oldu ;)
Bugün motor tamirine ufak bir ara verdim ve arkadaşlar ile birlikte daha faydalı bir iş yapacağız. :) DenemeTahtası ile birlikte malzeme seçimi ve yolculukta kullandığım malzemeler üzerine söyleşi formatında videolar hazırlıyoruz. Çekim ortamımız süper, tam amatör ruhu ile güzel işler yapmaya çalışıyoruz. İlk sahnenin çekimini 10 defa yaptık, gülmekten çekimi bıraktık artık. :)
Uzun bir çalışma günü oldu fakat Yamaha WR250R'da yapacaklarımı bitiremedim. Öncelikle gezi için taktığım yan çanta demirleri, arka taşıyıcı, otomatik zincir yağlayıcısı, elcik ısıtıcısı, ön cam, çakmak soketi, plaka takılan arka kuyruk, alet çantası olarak kullandığım pimaş borular ve bir kaç ufak tefek şeyi daha söktüm. Koca bir kutu 10 kilodan fazla eşya çıktı üzerinden. Motor tekrar şehir içi ve arazi kullanımına uygun hala geldi. Sonrasında motor ile uğraştım. Radyatör suyunu boşalttım ve radyatörü söküp güzelce temizledim. Marş motorunu söktüm, temizledim. Debriyaj balatalarını söküp kontrol ettim. Şaşırtıcı derecede daha yarıya gelmişti. Bunlar orijinal balatalar ve motor 55bin kilometrede. Ayrıca ben burada yokken WR için bir geri çağrılma olmuştu debriyajın orada bir geçenin değişmesi gerekiyordu onu da hallettim. Motor kapağını açıp sübap ayarını kontrol etim. Egzoz sübaplarının ayarı kaçmıştı onun şimlerini değiştirdim. Kam millerini de kontrol edip, demizledim. kilometresine göre çok iyi durumdalar. Ayrıca sente ayarı biraz kaçmıştı onu da ayarladım. Eksantrik zincir gergisini kontrol ettim. Eksantrik zincirini zaten Arjantin'de yeni değiştirmiştim. Aslında silindir kafasını söküp sübaplara da bakmak istiyordum ama ona vakit kalmadı. Bujiyi değiştirdim, yağ filtresini değiştirim, suyunu ve yağını koyup motoru çalıştırdım. Sorunsuz çalıştı :D Motosikletten söktüğüm tüm parçaları da geri taktım. Geriye çok iş kalmadı; fren balataları, fren hidroliği ve amortisör yağlarını değiştireceğim. Sonra kullanıma hazır :) Sanırım hayatımın en temiz işciliğini yaptım. Söktüğüm her şeyi temizledim ve tüm vidaları üşenmedim tork anahtarı ile sıktım. Bu motosikleti kullanmaya devam etmek istiyorum onun için iyi bakmam gerekiyor.
Haydi Rock'n Roll :) Yamaha WR250R'dan başlıyorum dans etmeye. Öncelikle gezi için taktığım ne kadar aksesuar varsa sökeceğim. Çünkü bu motoru İstanbul'da ağırlıklı olarak şehir içinde ve arazide kullanıyorum. Sonrasında tüm sıvıları değişecek, sübap ayarı yapılacak, debriyaj balatası ve fren balataları kontrol edilecek (gerekliyse değişecek), yağ, yağ filtresi, hava filtresi, buji değişecek. :) Veee tabii ki artık güzelce bir temizlenecek. Bugün çok işim var. Herkese iyi haftalar dilerim.
Motorları geçen hafta aldım fakat paylaşım yapmayı unuttum. Aslında unuttum demek yanlış olabilir çünkü almak için çok uğraştım ve resmen teslim aldığımda hevesim kaçmıştı. :) Yapılacak iş çok kolay ama ikinci el motosiklet çok gelmediği için personel ne yapılacağını bilmiyor ve herkes birbirine bakıyor ya da yanlış yapıyor. Neyse gezinin sonuydu zaten hallettik bitti gitti. Arkadaşım sağolsun uğraşma motorları benim panelvana yükleyip götürelim dedi. Motosikletleri olduğu gibi paletleri ile araca yükleyip götürdük. Henüz ikisine de bakmadım ama haftaya bakımlarını yapacağım. Yamaha WR250R'i 55bin kilometre oldu ve kullanmaya devam edeceğim. :)
Yıllar yılları kovaladı, geziler gezileri... haftalık 2-3bin kilometre ile başlayan gezilerim şimdi yıllık 50bin kilometrelere dayandı, Türkiye'de gezerken şimdi kıtaları gezer oldum. Acaba ben mi böyle bir hayatı seçtim, yoksa hayatın kendisi mi beni yönlendirdi buraya? Belkide uzun planlar yapmadım, sadece canımın istediğini yaptım. Farkında olmadan evimi, işimi, hayatımı ve hatta hayatıma giren herkesi ona göre seçtim. Şimdi bu haritayı hazırlarken düşünüyordum, "Ben ne ara bu kadar yere gittim?". Yıllar içinde binlerce kilometre yaptım, motosiklet tepesinde onlarca yer gezdim. Yeni insanlar, yeni kültürler keşfettim, yeni dostluklar edindim. Bir dünya anıyı ve tecrübeyi cebimde biriktirdim. Anlatacak o kadar çok maceram oldu ki konuşmaya başlayınca susmaz oldum. Acaba diyorum, motosiklet sevmeyen ben bundan 11 yıl önce motosiklete yeni başladığımda tüm bunları yapabileceğimi düşünür müydüm? Motosiklet sürmeye neden başladığımı ve o zaman aklımdan geçenler nelerdi hatırlamıyorum bile. :) Aklımda bir soru daha var cevap bulamadığım, acaba ne zaman duracağım? Her gezi dönüşünde tamam gezdim gezeceğimi artık düzenimi kurayım, işime gücüme bakayım, biraz hayatıma çeki düzen vereyim..." diye içimden geçiyorum fakat bir süre sonra yine aynı işi yaparken buluyorum kendimi. Sanki rüyadan uyanmak gibi geliyor, uyanıyorum ve gözlerimi açıyorum aslında geziyormuşum, düzenli hayatım bir rüyaymış gibi hissediyorum. Ne dersem diyeyim, ne düşünürsem düşüneyim sanırım bu benim yaşam biçimim oldu. Belki de hep böyle devam edip gidecek bu döngü ya da tamamen o hayata geçeceğim... Artık çok düşünmemeye çalışıyorum yalnızca oluruna bırakıyorum. Zaten uzun vadeli değil, orta vadeli planlar bile yapamaz oldum. Hayat geçip gidiyor, gerisi berisi yok sadece bulunduğum andan mutlu olmaya çalışıyorum. Öyle işte; daha yapılacak kilometreler, gidilecek yerler ve tanışılacak insanlar var. Maceralarıma, yaşadıklarıma ve kafamdakileri ortak olun ;) Blog: ruzgarinizinde.com Facebook: facebook.com/ruzgarinizinde Instagram: instagram.com/ruzgarinizinde Twitter: twitter.com/ruzgarinizinde
Sabah uyandım, Facebook'a girdim ve Altın Elbiseli Adam Barkın Bayoğlu'nun dün gece motosiklet kazasında vefat ettiğini öğrendim. Ne düşüneceğimi bile bilemedim. Çünkü böyle bir şey olacağını hiç düşünmezdim. Kendisi ile hiç tanışma fırsatımız olmamıştı fakat her motosiklet kullanıcısı gibi ben de paylaşımlarını takip ediyordum. Motosiklet camiası için çok emek verdi ve bir çok insanı peşinden sürükledi, motora başlattı, motosiklet konusunda bilinçlendirdi. Bildiğimiz Altın Elbiseli Adam işte, kime söyleseniz tanır, kime sorsanız onun hakkında söyleyecek bir şeyi vardır. Bir gün buradan vefat haberini okuyacağım hiç aklıma gelmemişti. Onun için ne düşüneceğimi bilemedim. Allah rahmet eylesin. Umarım başlattığı, emek verdiği ve büyütüp buraya kadar getirdiği çalışmaları arkasından yitip gitmez ve herkes için faydalı olmaya devam eder.
Dün koşturmadan paylaşamadım ve mesaj atanlar oldu. Çünkü hava çok kötüydü ve motoru alıp başıma bir şey gelmiş olacağını düşünen takipçiler olmuş :) hepsine çok teşekkür ederim. Motorları zaten sürerek getirmeyecektik. Sağolsun arkadaşım Emre bana kendi kamyoneti ile almayı önerdi ve bana da fikir cazip geldi. Çünkü motoru çok parçalamıştım ve orada tekrar toparlamak çok vakit alacaktı. Neyse dün motoru alamadık çünkü daha sayımdan çıkmadığı için ordinosu bile hazırlanmamış. Ordino olmadan da hiç bir işlemi başlatamıyorum. Dünkü yağmur yüzünden işler de aksamış ve operasyon durmuş. Benim asıl endişem çıkacak olan ardiye ücreti olduğu için onu hesaplattım. 24 saat için yaklaşık 600TL ücret alıyorlarmış ve 24 saatlik süreç sayım bitip ordinosu çıktıktan sonra başlıyormuş. Öğleden sonraya kadar bekledik yetişmeyeceğine karar verince döndük geri geldik. Çünkü saat 16'da da alsam ertesi gün 16'da alsam zaten aynı ücreti ödeyeceğim. Bugün tekrar denemeye geldik bakalım alabilecek miyiz :)
3 haftadır gelemeyen motorların yaz ortasında deli gibi yağmurlu bir günde gelmiş olması ne güzel. :) Atatürk havalimanına gidiyorum motorları almak için bakalım ne kadar uğraşacağız.
Yolculuktan geldim ve hemen yapacak bir şeyler aramaya başladım. Çünkü boş duramama gibi bir özelliğim var. Gezide sürekli yeni şeyler olduğu için oyalanıyordum fakat dönünce bir şey yapmamaktan sıkıldım. Ne iş yapsam diye biraz bakındım sonra kendi kendime yapacak bir şeyler uydurdum. Seyahat boyunca hem yolda tanıştıklarım hem de seyahate çıkacak Türkiye'den arkadaşlar bana sürekli sayfada bulunan ve konumumu paylaştığım "Neredeyim?" kısmını nasıl yaptığımı sordu durdu. Ben de kendim yaptığımı ve yıllardır kullandığımı söyledim durdum. :) Durum böyle yapınca kullandığım kodları derleyip biraz da güzel ekranlar yaparak iPhone ve Android markete koymaya karar verdim. Gezi ile ilgili faydalı bir şeyler yapmış olurum diye düşündüm. Ekranları tasarladım sayılır, sonrasında ilk olarak Android kısmını yazacağım ve markete koyacağım. Sonra da iPhone versiyonunu yaparım. Telefona yükleyerek seyahatlerinizde nerde olduğunuzu ve hangi rotayı izleyerek gittiğinizi paylaşabilirsiniz. Facebook uygulamasını ve Wordpress plugin'i de eklerim herkes için kolay bir şey olur.
Eve döndüm döneli çok bir şeyler paylaşamadım. Aslın seyahat sonrası alışma sürecini de paylaşmak istiyordum, çünkü çok sorulan sorulardan birisiydi. Daha önce bu kadar uzun bir seyahate gitmediğim için bir yılın sonunda eve dönünce ne hissedeceğimi merak ediyordum. Geri döndüğümde her şey bıraktığım gibi duruyordu. :) Arkadaşlarım, ailem, ev... hep aynı. Sanki ben hiç gitmemişim gibi hissettim bir süre. İnsanlarla konuşurken bir sene hiç olmamış gibi konuştum. Onlar da sürekli "o geçen seneydi." dedi durdu. :) Gittiğim ve yaşadığım şeyler birden çok uzakta kalmış gibi görünmeye başladı. Zaten seyahat çok uzundu başını sorunu unutmaya başlamıştık, buraya da gelince iyice eskilerde kalmış gibi hissettim. Sonra da öyle hissettiğim için üzüldüm. :( Bir yılı 2 kısa kollu, 2 uzun kollu tişört, 2 pantolon ve 1 ayakkabı ile geçirdiğim için şimdi dolabı açınca her şey gözüme çok gözüküyor. Hatta kot pantalon giymeyi çok özlemiştim, gelince hemen giydim. Fakat ertesi gün rahat edemedim çıkardım tekrar seyahatte giydiğim pantolonu giydim :) Daha komiği giydiğim ayakkabılar ayağıma bir tuhaf geliyor ve sürekli seyahatte giydiğim ayakkabıyı giyesim geliyor. :D Akşamları dışarı çıktığımda, kimsesiz sokaklarda dolaştığımda hala tedirgin oluyorum ve hava kararınca içimden eve girmek geliyor. Sürekli gözüm eşyalarımda ve tetikte bekliyorum. Bir de geldiğim yer kıştı ve günler kısaydı. Eğer hava kararmışsa saat daha 17:30 oluyordu. Burada bir bakıyorum saat 21 ve her defasında yuh saat 21 olmuş diyorum. İnsanlara sürekli gülümseyip selam vermeye çalışıyorum, tabii onlar şaşırıyor. Sabah fırına girince "Bueno" diyorum, arkdaşlarımı görünce "Hola" diyesim geliyor. Yaklaşık 8 ayımı ispanyolca konuşulan ülkelerde geçirdim. İngilizce duyunca bile tuhaf geliyor. Bunlar ilk aklıma gelenler. Biraz toparlayıp blogda uzun bir yazı olarak yazmayı düşünüyorum bu alışma sürecini. Bu arada hala motorlar gelmedi. Giderken şirketi filan kapatıp gitmiştim henüz yapacak bir iş bulamadım. :D
Bekle belke gelmez yine bu motorlar :( Büyük uğraşlar sonucunda daha doğrusu Selin'in her gün tacizleri sonucunda Brezilya'daki acenta işlemleri tamamladı ve motorlar Brezilya gümrüğünden çıktı. Aslında geçtiğimiz pazar uçağa verilmesini bekliyorduk ama gümrük bırakmadığı için olmadı. Önümüzdeki pazar için rezervasyonlar yapıldı ve sonunda motorlarımız da uçağa binip Türkiye'ye gelecekler. Uçak pazar akşam kalkıyor ve pazartesi akşam Türkiye'de olacak. Salı sabah da gidip motorlarımızı almak için gerekli işlemleri başlatırız. Başlatırız diyorum çünkü burada da yapılması gereken gümrük işlemleri var. Bakalım bizde bürokrasi nasılmış. :)
Sonunda motorun paketlemesini tamamlayıp havalimanına götürmeyi başarmışlar. :) ben ciddi ciddi kötü niyet aramaya başlamıştım çünkü motorların lastik ve gagalarını söküp zaten palete oturtmuştum. Tek yapacakları palete sabitlemek ve etrafını poşetle sarmaktı. Bu işlemi yapmaları 10 gün sürdü. Hem parasını peşin verdik hem de başlarında durmadığımız için oldu. Gerçi ben yaptığımız pazarlık sonucunda fiyatı yarı yarıya kırınca adamın kıl olduğunu ve bilerek geciktirdiğini düşünüyorum. Çünlü gümrük işlemini yapacak acentaya soruyoruz onlar da neden paketlemenin yapılmadığına anlam veremediklerini söylüyor. Neyse ilk adım bitti, şimdi top acentada. Onlar gümrük işlerini bitirince Turkish Cargo'ya paslayacaklar. Biz pazartesi geleceğinden ümitliyiz.
Veeee evin kapısına dayandık, oturduk girişe bu fotoğrafı çektik. Koca bir gezi bitti ve sağ sağlim eve döndük. Gerçi motorlar gelip onları evin parkına koyana kadar tamamlanmış sayılmaz. Çünkü onlarla buradan yola çıktık gittik. Geri onlarla beraber sağlam geldiğimiz zaman benim için gezi bitecek. Sanırım haftasonu ya da önümüzdeki hafta motorları Atatürk havalimanından alırız ve eve getiririz. İlk izlenimler; evdeki eşyaların çoğunu unutmuşum. Sadece nerede, hangi dolapta, çekmece olduklarını değil varlıklarını bile unutmuşum. :) Evde dolaşırken biraz hüzün hissettim çünkü alışmıştım bir yıldır yolda olmaya. Şimdi geride bıraktığım her şey yine bıraktığım gibi duruyor. Sanki ben hiç gitmemişim, yaşadıklarımı hiç yaşamamışım gibi hissettiriyor. Biliyorum bu eski düzenim zamanla son bir yılda yaşadıklarımı ve üzerimde bıraktığı izleri silecek. Çünkü daha önce de böyle oldu. Şu anda evde dönmüş olmanın bana verdiği en büyük mutluluk beraber vakit geçirmekten mutlu olduğum ailem ve dostlarımı görecek olmak.
Merhaba İstanbul! Evimiz de tam burada aşağıda. :) Pazartesi sabaha karşı uçağa bindik salı akşamı geldik, gelmemiz bile iki gün sürdü. :)
16 saat uçtuktan sonra biz :) Katar'a geve 3'de indik. Türkiye ile saat farkı yokmuş. 10 saat transfer beklememiz olduğu için otel talep edebiliyormuşuz. Biz de istedik tabii. Gidip bir duş alıp uyuyalım ve sonraki uçuşa hazırlanalım :)) Otel şehirdeymiş, onun için pasaport kontrolünden geçtik. Zaten pasaportta 2 boş sayfa kalmıştı bir de Katar damgası yedim. Oteli al, pasaport kontrolünden geç ve otelin servisini bekle derken saat sabah 5'i buldu, havalimanından çıkarken yüzümüze vuran sıcak havayı hissedince şaşırdım. Tropik 20-25 derece iklimlere alışmıştım. Doha'yı da çölün ortasına kurmuşlar, onlarva gökdelen var çölde.
THY biletleri çok pahalı olduğu için kulağı biraz tersten tutarak biletleri Qatar hava yollarından aldık. Çünkü en ucuz onun biletleri vardı. İlginç olan kısım ise dünyanın en uzun uçuşlarından biri bu sefer :) Yaklaşık 16 saat kesintisiz Doha'ya uçacağız. En uzun uçuş ise Doha'dan Avusturalya'ya 16:30 saatmiş. :) Daha önceki rekorum 14 saatti ve sıkıntıdan patlamıştım. 16 saat nasıl geçecek bakalım. Acaba kaç tane film seyredilebilir. :) Doha'dan geri İstanbul'a ise 4:30 saat uçacağız.
Vayy be ne çabuk geçip gidiyor zaman, bir yıl ve artık eve dönme zamanı geldi. Halbuki içindeyken 5 yıl gibiydi. Çünkü her günümüz bilmediğimiz yeni bir maceraydı, görmediğimiz yerler görüp, yeni insanlarla tanışıyorduk, akşam nereyi bulursak orası evimiz oluyordu.