Facebook üzerinden yapılan anlık paylaşımlar...
Akşam toplanıp mangal yakınca geç saate kaldık ve toparlanamadık. Sabah erken kalksak da yola çıkmamız öğlen 11'i buldu. :) Hava zaten kapalı ve ara ara yağmur yağıyor. Florianapolis'den direk olarak Sao Paulo'ya gideceğiz. Yaklaşık 750km mesafe var ve arada uğrayacağımız ve gezeceğimiz başka yer yok. Günler de iyice kısaldı ve hava artık 17:30 gibi kararıyor. Onun için 3-4 saat de olsa biraz ile yol yapmaya karar verdik. Gidebildiğimiz kadar gider sonra kalacak yer bakarız. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Erol (Motomacera) ile yaklaşık 3,5 ay önce Buenos Aires'de Tuğçe ve Fatih (Ride2world) ile beraber kalıyorken görüşmüştük. O zaman Selin uçağa binip yeni gitmişti ve ben de Patagonya'ya doğru yola çıkacaktık. Onun için çok vaktim yoktu kısa görüşebilmiştik. Florianapolis'de ise 2 akşam üst üste bir araya geldik ve uzun sohbetler yaptık. İlk akşam Erol ile biz vardık. İkinci akşam ise Ayfer ve Onur (AyferOnur Seyahatnamesi) bize katıldı ve mangal yakıp sohbete devam ettik. :) Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Brezilya'ya girdiğimizden beri kahvaltı sürelerimiz de bir uzadı. :) Çünkü markette ne ararsak bulabiliyoruz artık. Bir sürü peynir, zeytin çeşidi var. Fırın ürünlerinde tuzlu alternatifleri de aynı bizde olduğu gibi çok. Zaten markete girince bir gözlerim dönüyor ne alacağımı şaşırıyorum. Arjantin'deyken bir süre sonra alışmıştım az çeşitliliğe ve ne bulursam onu alıyordum. Şimdi markette kalma süresi bile uzadı. :) Brezilya'dan dönene kadar kilo alacağım kesin :) Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Evet 5 gündür bir şeyler paylaşamadım. Sadece canlı yayın yaptık. En son Florianapolis'e doğru gidiyorduk ve yağmurdan kaçıyorduk. Fakat öğleden sonra o yağmur bizi yakaladı ve deli gibi yağan yağmur eşliğinde Florianapolis 'e güzel bir dağ yolundan girdik. Hostel ve oteller pahalı olduğu için şehrin 5km dışında daha ucuza kendimize bahçeli bir ev kiraladık. :) Çünkü yağmur 3 gün daha devam edecekti en azından çıkar bahçede takılırız dedik. 3 gün yağmurdan sonra pazartesi güneş açtı (yani dün) ve biz de çıkıp Florianapolis'in sahillerini gezdik. Sezonda dolup taşan o dolu meşhur sahiller şimdi bomboştu. :) Akşam ise Ayfer ve Onur (AyferOnur Seyahatnamesi) ve Erol (Motomacera) ile bir araya gelip mangal yaptık. Bu video İnstagram hesabımda dün paylaştığım kısa hikaye (instastory) videoların derlemesi. İnstagram hesabından sürekli olarak bu videoları takip edebilirsiniz. instagram.com/ruzgarinizinde
Brezilya Florianapolis'de yağmurlu havada evde oturmaktan sıkıldık, sorulara cevap verelim dedik. :) NOT: Daha önceki 2 canlı yayında mesajlar gelmediği için tekrar bağlatık.
Ufak bir benzin sorununuz var. Şehirden çıkmadan Shell'den 95 oktan benzin almıştık. Burada benzinin oktanı yazmıyor. İstasyonlar kendilerine göre isim vermişler. Benzin almak için durup oktanı soruyoruz bilen yok. 6-7 farklı benzinci denedik yol üzeri. Bazıları büyük züncir benzinciler. Oktan, octane, octana, ottani, octanos... aklımıza ne gelirse deniyoruz ama yok anlamıorlar. Sonunda bir motorcu bulduk durduğumuz benzincide. Onla konuşmaya çalıştık. İngilizce değil ama ispanyolca biliyordu. Heryerde iki farklı benzin var. Bunlardan birisi 87 oktan diğeri ise 90 oktanmış. 95 oktan sadece Shell'de varmış. Yani biz sabah şansa bulmuşuz. Şaka herhalde o kadar son model arabalar var hepsi 90 oktan mı kullanıyor. Biz ara yollardan ve küçük şehirlerden geçtiğimiz için Shell de bulamıyoruz. 90 oktan aldık mecburen. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Dün bahsettiğimiz ve bize kamp yerini ücretsiz açan Altair Dario Junior :) Sabah bir de "üzgünüm dün sormayı unuttum battaniyeniz var mıydı?" dedi. Ne kadar düşünceli ve yardım sever biri. Brezilya'yı onun sayesinde daha çok sevdik. Her zaman derim; bir kişi bile koca ülkeyi sevdirebilir ya da nefret ettirebilir. Tekrar tekrar teşekkür ediyoruz kendisine. Sağolsun kendi sayfalarından da bizi paylaşmışlar :) https://www.facebook.com/RecantodoDario/
Yol üzeri yapacak bir şey olmadığı için hava kararana kadar motor sürmeye devam ettik. Google'dan 300km uzaklıkta bir kamp yeri bulmuştuk. Fakat yakınında başka hiç kamp yeri yok. Gider bakarız, en kötüsü otelde kalırız dedik. Anayoldan kamp yerinin dönüşüne geldiğimizde güneş batmıştı ve hava kararmaya başlamıştı. Yol üzeri gördüğümüz otel ve benzeri tesislerin çoğu sezon yüzünden kapalıydı. Çünkü burada mevsim sonbahar ve kış geliyor. Anayoldan ayrılıp stabilize yolda açık mı, kapalı mı emin olmadığımız bir kamp yerini aramak istemedim. Selin'e "denemeyelim boşver kapalıdır büyük ihtimal gidip otel bulalım sabah da erken kalkar yola çıkarız" dedim. Çünkü bugünkü yol beklediğimizden zordu ve yorulduk. Fakat Selin bakmak istedi. Kamp yerine karanlıkta köpeklerin havlaması eşliğinde girdik. Bir tane evin ışığı dışında ışık yoktu. Penceren bir kadın baktı, sonra bir adam çıktı yanımıza geldi. "İngilizce biliyor musun?" diye sorduk, "biraz" dedi. "Kamp yapmak istiyoruz, açık mısınız?" diye sorduk. Önce "şu anda sezon değil ondan kapalıyız" dedi. Sonra "ama isterseniz kalabilirsiniz" diye devam etti. Bunu duyunca mutlu olduk tabii :) "Ücreti ne kadar" diye sorduk. "Normalde kişi başı X (hatırlamıyorum)" dedi ve duraksayarak devam etti "siz ne kadar verebilirsiniz?". :) Biz de Selin ile bakıştık "ne verebiliriz" diye sesli düşünürken adam böldü ve "boşverin size bedava" dedi. Biz nasıl yani diye bakınca "evet evet bedava istediğiniz yere geçin" dedi. Biz "Gerçekten mi?" dedik. "Evet" diyerek eliyle kamp alanını işaret etti. Sonra hızını alamayıp beni takip edin diyerek yürümeye başladı. Bizi üstü kapalı kocaman bir çardağın altında getirdi. Tuvalet, banyo, mutfak, hatta odalar ve yatak bile vardı. Burayı istediğiniz gibi kullanabilirsiniz dedi. Biraz sohbet ettik. Nerden geldiğimizi, rotamızı, ne kadardır yolda olduğumuzu sordu. Kendisinin de hayaliymiş böyle bir seyahate çıkmak onu anlattı. Sonra sizi daha fazla tutmayım dedi gitti. Biz de Selin ile birbirimize baka kaldık. Brezilya maceramız güzel başladı. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Paralı yol dedikleri de bu!! Geliş gidiş sıradan bir yol. Yol kalitesi fena değil fakat çit filan yol. Yolun sol kısmı milli park, hayvan çıkabilir, yine de çit çekmemişler ve hız sınırı 110! Küçük kasabaların içinden geçiyor, sürekli kasisler var ve oldukça yoğun bir tır trafiği var. Onun için bu yoldan devam etmemeye karar verdik ve yaklaşık 30TL ödeyerek 120km sonra ayrılıp alternatif yolları kullanmaya başladık. Kullandığımız alternatif yolların asfalt kalitesi çok iyi değil, eski yollar fakat çok daha sakin ve ara ara güzel virajları olan yollar. Kilometre olarak yolumuz da uzamıyor ayrıca :) Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Dün İguazudan Florianopolis'e doğru yola çıktık. Fakat paylaşımda bulanamadım. Onun için dünkü hikayemizi şimdi paylaşacağım :) Sabah iguazudan erken ayrılmak istedik fakat önce biraz dolar bozdurmak için döviz bürosuna gittik. Sonra da telefon hattı almaya şehir merkezine uğradık. Yaklaşık 2 saat uğraştıktan sonra telefon hattı alamadan şehirden ayrılmak zorunda kaldık. Çünkü yabancılara hat satmak istemiyorlar. Bu kısmı ayrı bir hikaye, anlatacağım daha sonra. Tabii şehirden çıkışımız öğleni buldu. :( İguazu'dan Brezilya'nın doğusuna Florianapolis'e gitmek için BR-277 numaralı yol kullanılıyor. Bu yol paralı bir yol ve yaklaşık 950km uzunluğunda. Sıkıcı bir yolmuş ve iki motor için ücreti 140TL. Zaten bir kısmını kullanmak zorundayız. Çünkü ilk 100km kadar kısmında başka alternatif yol yok. Orayı kullandıktan sonra devam edip etmeyeceğimize karar verelim dedik. Alternatif olarak daha güneyden giden başka ara yolları gözümüze kestirdik. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Bunlar da önceki gün gezdiğimiz kuş parkından. :( Yılda 40milyon hayvan doğal ortamından kaçırılıyor ve bunların sadece 10'da biri hayatta kalabiliyormuş. Bu park kaçırılırken yakalanan, insanlar tarafından suistimal edilmiş, zarar verilmiş hayvanların rehabilite edildiği bir park. Tabii burada doğmuş birçok kuş da var. En kötüsü de macaw ve tukan kuşlarının uçmasın diye kanatlarının kesiliyor olması. Onları görünce gerçekten çok üzüldüm. Nasıl bir bencilliktir, hayvan yanı başından gitmesin diye kanatlarını kesiyorlar.
Dün öğleden sonra İquazu şelalelerinin Brezilya tarafını gezdik. Bu taraftan manzara daha güzelmiş. Yürüyüş rotaları ve yapacak aktiviteler Arjantin tarafında olduğu kadar çok değil fakat şelaleleri biraz uzaktan daha güzel bir açıdan görüyor. Arjantin tarafında şelalelerin dibine kadar gidip ıslanabiliyorsunuz. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Bugünün kısa bir özeti; yine instagram'da "instastory" olarak paylaştığım videoları topluca yükledim. Instagram'dan bu kısa kısa videoları sürekli olarak takip edebilirsiniz. instagram.com/ruzgarinizinde
Biz kahvaltıdan kalkana kadar öğlen oldu. MotoTrio 'dan Kerem mesaj attı geçerken sizin kaldığınız yere uğrayalım vedalaşalım hem de motordan gelen ufak bir gıcıdama var orada uygun yer varsa ona da bakalım dedi. Bizim kaldığımız yerin bahçesi büyüktü, evin sahibine de söyledik izin aldık. Bir anda evin bahçesinde 5 Türk motorcu olduk :)) Saat öğleden sonra 2'e kadar beraber oyalandık. Sonra biz şelalelere onlar da Arjantin sınırına doğru yol aldılar. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Sabah erken şelalelere gidecektik fakat geç yatınca geç de kalktık. Önce bir markete gittik ve özellikle benim gözüm döndü. Çünkü kısır Arjantin marketlerinden sonra Brezilya cennet gibi geldi. En başta çeşit çeşit normal yoğurt var ve büyük boy. Peynir reyonunda sadece kaşar ve mozerella değil beyaz peynirden örgü peynire kadar çeşit çok, unlu mamüller olarak da aynı bizim gibi bir sürü şey var. Meyve ve sebze olayına girmiyorum bile, ne ararsan var. Ayrıca Brezilya dünyanın en büyük kahve üreticisi ve benim gibi kahve sever biri için upuzun kahve reyonları var. Sanırım Brezilya'yı çok seveceğiz. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Akşam kuş parkında MotoTrio ile karşılaştık. İguazu'da buluşacağımızı bir hafta önceden konuşup planlamıştık. Aslında bir kaç gezgin arkadaşımız daha katılacaktı ama onların planlar değişince biz Mototrio ile bir araya geldik. Olsun onlar 3 kişi (soldan sağa Kerem, Özkan ve Fırat), biz 2 kişi, Türkiye'den motorla yola çıkan 5 kişi Brezilya'nın Foz de Iguaçu şehrinde bir araya geldik. Akşam buluşur yemek yeriz derken kuş parkında denk geldik. Biz parkı bitirip çıkıştaki masalara dinlenmek için oturmuştuk ve instagran'dan mototrio'nun paylaşımlarından nerede olduklarını anlamaya çalışıyordum. Tam o sırada merhaba diye geldiler masaya :)) Akşam yemeğini onlarla birlikte yedik, sonra restoran kapanana kadar orada muhabbete devam ettik. Restoran kapanırken kapının önünde Türk işi ayakta sohbete devam ettik. Sonra üşemeye başlayınca başka bir yere geçip otuduk ve geç saatlere kadar muhabbete devam ettik. Keşke bir günümüz daha olsaydı dedik. Fakat onlar yarın Arjantin'e geçecekler geri, biz ise onların geldiği yoldan Brezilya'nın içine doğru devam edeceğiz. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Sınırdan sonra önceden kalmak için ayarladığımız eve geçtik. Motorları eve bırakıp hemen döviz bürosu aradık aradık para bozdurmak için. 1$ yaklaşık 3.20 Brezilya Real'i yapıyor. Türk Lirası'na yakın olduğu için artık hesaplamamız kolay olacak. Gerçi yol boyunca her ülkede dolar olarak hesapladığımdan TL algımı kaybettim. Tahminimizden çok önce Brezilya'ya girdiğimiz için günün yarısı bize kaldı. Burada büyük bir için kuş parkı olduğunu öğrendik ve günün geri kalanını kuş parkında geçirmeye karar verdik. Yarın ise şelaleye gidip gezeceğiz. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Hem Arjantin'den çıkış hem de Brezilya'ya giriş çok hızlı oldu. Her iki sınır da sakindi ve organizeydi. Onun için işlemleri çok hızlı hallettik ve hatta hiç sıra beklemedik. Sınırdan hiç işlem yapmadan da geçebiliyorsunuz fakat biz Brezilya'dan Türkiye'ye dönmeyi düşündüğümüz için tüm işlemleri yaptırdık. Arjantin tarafındaki İguazu şehrinden 10km ötedeki Brezilya İguazu şehrine geçtik. İki ülkeyi şelalerin olduğu İguazu nehri ayırıyor. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Bugün Brezilya'ya girdik. Yine instagram'da "instastory" olarak paylaştığım videoları topluca yükledim. Instagram'dan bu kısa kısa videoları sürekli olarak takip edebilirsiniz. instagram.com/ruzgarinizinde
Bugün gerçekten heyecanlıyım çünkü 3.5 aydır topraklarında binlerce kilometre gezdiğim Arjantin'den sonunda ayrılıyorum. Şimdiye kadar en uzun kaldığım ülke oldu. Sırada ise Brezilya var. Heyecanlı olma sebebim de aslında bu. Çünkü Brezilya'yı çok merak ediyoruz. Ayrıca bu seyahatimizin son ülkesi de Brezilya fakat Güney Amerika kıtasının tam yarısı büyüklüğünde. :) 1 ayda bitecek bir ülke değil. Seyahatimizi eğlenceli ve güzel bir ülke ile bitireceğimiz. ;) Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
İguazu şelalerini hem Arjantin tarafından hem de Brezilya tarafından görebiliyorsunuz. Sınır zaten o nehirin kendisi ve köprü ile geçişebiliyor. Biz önce Arjantin tarafındaki Puerto Iguazu şehrine gittik ve oradan şelaleleri gördük. Arjantin'de şelaleleri aşağıdan görebiliyorsunuz ve oldukça ıslanıyorsunuz. Büyük küçük bir sürü şelale var burada, ormanın içinden yürüyerek hepsine ulaşabiliyorsunuz. Bir tam gün rahatlıkla vakit geçirebilirsiniz. Şimdi de Brezilya tarafındaki Foz de Iguaçu şehrine geçip buradan şelaleleri göreceğiz. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
İguazu şelalerini hem Arjantin tarafından hem de Brezilya tarafından görebiliyorsunuz. Sınır zaten o nehirin kendisi ve köprü ile geçişebiliyor. Biz önce Arjantin tarafındaki Puerto Iguazu şehrine gittik ve oradan şelaleleri gördük. Arjantin'de şelaleleri aşağıdan görebiliyorsunuz ve oldukça ıslanıyorsunuz. Büyük küçük bir sürü şelale var burada, ormanın içinden yürüyerek hepsine ulaşabiliyorsunuz. Bir tam gün rahatlıkla vakit geçirebilirsiniz. Şimdi de Brezilya tarafındaki Foz de Iguaçu şehrine geçip buradan şelaleleri göreceğiz. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Bugün İgazu şelalelerine gittik ve bol bol gezdik. Adından da anlaşıldığı gibi bir sürü şelale varmış. Ben bir tane var sanıyordum :) Bu videoları instagram'da instastory olarak paylaşıyorum. İguazu hikayesini de buraya da topluca yükleyim dedim. Instagram'dan sürekli olarak takip edebilirsiniz bu kısa kısa videoları. instagram.com/ruzgarinizinde
O kadar söylendim söylendim hayaller gerçek oldu sanırım. :D En son hayaller dağlık virajlı yollar, gerçekler Arjantin'n düzleri... diyordum. En son kamp yaptığımız Posadas şehrinden çıkıp biraz ilerleyince birden ortam değişti. Her yer orman oldu ve sıcaklık birden 4-5 derece arttı. Tabii nem de arttığı için aylar sonra ilk defa motor sürerken havalandırmaları açtım hatta terledim. :) Değişim çok ilginçti sanki Orta Amerika ülkelerinden birinde seyahat ediyormuşuz gibi hissettik. Aslında değişen sadece sıcaklık veya çevre değildi, insanlar ve yerleşim yerleri de değişti. Ne yalan söyleyim onlarda Orta Amerika'ya benzedi. Anlatması zor bunu. Mesela İguazu'ya geldik ve kendimize kalacak bir yer bulduk. Odada eski tip duvarda koca bir delik açılıp takılan klimalardan ve banyoda da elektrikli su ısıtıcısı vardı. İşin ilginci bunları Orta Amerika'da gördüklerimiz ile aynılar. Zaten ordan sonra hiç görmemiştik. Ben bu ikisine çok takmıştım, ondan unutmuyorum. Umarım Brezilya'da böyle devam etmiyordur. :D 300km güzel ormanlık yollardan İguazu'ya vardık. Kendimize kalacak güzel bir yer bulduk ve yerleştik. Sabah ilk iş ünlü şelaleleri görmeye gideceğiz.
Dün akşam güneş batana kadar devam ettik yine ve Paraguay sınırında Posadas isimli bir şehre geldik. Biraz kamp yeri arandık. Fakat hangisine gitsek kapalı ve bu sefer bizi almadılar. :( Sonunda internetten bulduğumuz bir kamp alanına gittik. En son 2 ay önce kalan olmuş ve şimdi de bizden başka kalan yok. Küçük bir kamp alanı fakat her ihtiyacımızı karşılamaya yeterli. Sıcak su, tuvalet, elektrik, wifi ve yemek pişirmek için yeri var. Şehrin dışında köy gibi bir yerdeydi. Biz vardığımızda hava kararmıştı. Market var mı dedik. Bakkal var dedi az ilerde. Belki bir şeyler vardır gidip bakalım dedik. İlginçtir ne aradıysak bulduk. :) et var mı dedik, dolabı açtı bir sürü gösterdi. Kıyma arıyoruz ama dedik. Onu da çıkardı. Sebze var mı dedik o da varmış. Adama ne sorsak küçüçük bakkaldan çıkardı verdi. Biz de akşam kendimize güzel bir yemek hazırladık ve etli mercimek ile pilav yaptık. :) Bugün artık ünlü şelalelerin olduğu İguazu'ya varacağız. Önümüzde 300km yol var. Hava yine çok güzel. Orada bir kaç gün kalır sonra Brezilya tarafına geçeriz. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Bugün Ben Yazarsam Olur ile birinci yıl dönümümüz. :) Geçen sene bu videoyu hazırlayıp beraber yolculuğa çıkacağımızı paylaşmıştık. Aslında balayı olarak tura çıkma fikrimiz vardı ama balayı bal yılı oldu ve 10 aydan fazladır yollardayız. Daha nice seneler birçok yeri beraber keşfedeceğiz. ;)
Hayaller bol virajlı dağlık yollarda döne döne gitmek, gerçekler ise Arjantin'in bitmek bilmeyen dümdüz yolları... Bir bitemeden Arjantin 3 aydır :))
Herkese günaydın, bugün bir saat erken kaşkmayı başardık ve 9'da dikildik ayağa. Her sabah olduğu gibi güzel birlahvaltı hazırladık. Bu yolculukta sürekli kahvaltılarımıza takıldılar. Gören şaşırıyor. "O kadar şeyi sabah mı yiyorsunuz" diyorlar. Biz de "bu ufak kahvaltımız evde görün asıl" diyoruz. :) Şimdi elimizde olanlar 2 çeşit peynir, domates, zeytin, biber, reçel, dulce de leche, yumurta, ekmek, tatlı kabak ve çay var. Gerçekten de İstanbul'da evde gerekirse erken kalkıyoruz ve kahvaltıya geniş zaman ayırıyoruz. Günün en önemli öğünü ve sağlam yapmak lazım. Gezi boyunca da %99 böyle yapmışızdır.
Herkese günaydın, bugün bir saat erken kaşkmayı başardık ve 9'da dikildik ayağa. Her sabah olduğu gibi güzel birlahvaltı hazırladık. Bu yolculukta sürekli kahvaltılarımıza takıldılar. Gören şaşırıyor. "O kadar şeyi sabah mı yiyorsunuz" diyorlar. Biz de "bu ufak kahvaltımız evde görün asıl" diyoruz. :) Şimdi elimizde olanlar 2 çeşit peynir, domates, zeytin, biber, reçel, dulce de leche, yumurta, ekmek, tatlı kabak ve çay var. Gerçekten de İstanbul'da evde gerekirse erken kalkıyoruz ve kahvaltıya geniş zaman ayırıyoruz. Günün en önemli öğünü ve sağlam yapmak lazım. Gezi boyunca da %99 böyle yapmışızdır.
Dün olduğu gibi bugün de atraksiyonsuz olarak dümdüz yollarda akşama kadar sürdük. Fakat bugün 300km yol geldik. :) Güneş batmaya 1 saat kala ilk bulduğumuz köy/kasabaya daldık. Önce market, sonra da manav bulduk ve kamp için yer aranmaya başladık. Şehrin biraz çıkışında ormanlık bir arazide kamp alanı varmış, oraya gittik. Yolu biraz çamurdu. Gece yağmur yağarsa kesin orada kalırız diye içinden geçirdim durdum. Kamp alanına vardığımızda bir kaç kişi etrafı toparlıyordu. Yakınlarda bir festival olmuş belli yerlerde bardaklar, şişeler... Kamp yapabilir miyiz diye sorduk fakat kapalı olduklarını söylediler. O saatte gidecek başka yerimiz yoktu. Sanırım onlarda anladı ki ısrar edince "kapalıyız ama istiyorsanız kamp yapabilirsiniz" dediler. İçer girdik biraz muhabbet edince ve bizim o kadar uzun yoldan geldiğimizi duyunca acayip ilgilendiler, sorular sordular ve defalarca fotoğraf çektiler. Kapalıyız zaten istediğiniz gibi takılın dediler. Biz de orta yere çadırı kurduk :)) Şimdi yemek vakti ;) Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Yine Arjantin'in dümdüz ve bomboş yollarında gidiyoruz. :) Patagonya'dan iyi en azından iki ağaç ve yeşillik var. Fakat hava çok güzel, 20-22 derecelerde ve güneşli. Tam motosiklet sürme havası. İquazu'ya kadar 750km yolumuz kaldı. Sanırım 3 güne orada oluruz. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Gece çok verimli uyuyamadığımız için sabah da geç kalktık. Sürekli gelen giden insanlar ve patlak egzoslu motosikletler oldu. Ayrıca başımıza bela olan köpekler vardı. :) Kendi kendine bizi sahibi benimseyen bir tane köpek yanına 3 arkadaşını daha alarak gece çadırın içine girmeye çalıştı. :) Gece çadır üstüme yıkılmaya başlayınca uyku sersemi "o kadar da rüzgar esmiyordu çadır neden üzerime geliyor acaba" diye söylendim. Sonra kafamın üzerine bir ağırlık çökünce anladım köpek olduğunu. Ben uyku tulumundan çıkmaya çalışırken Selin'de uyandı, uyku sersemi ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Daha çadırın fermuarını açarken 3 köpek delikten kafasını içeri sokmaya çalıştı. Köpekler izin vermediği için doğrulup çadırdan da çıkamıyorum. Emekleyerek kendimi çadırın dışına atmaya çalıştım. Köpekleri kovalamaya uğraşıyprım fakat onlar nedense sürekli benle oyun oynamaya çalışıyor. Oysa bu köpekleri daha önce görmemiştim, neden gecenin 4'ünde çadırın üzerine çıkıp benle oynamak istediklerini bir türlü anlamadım. :) Neyse gönderdim hepsini sonra çadırın içine girip yattım. Bir süre sonra tekrar geldiler. :( Onlar bitti, güneş doğmadan hemen önce üstümüzde uyuyan yüzlerce papağan çığlık çığlığa bağırmaya başladı. :) Kuş sesinden rahatsız olacağım hiç aklıma gelmemişti. Güneş doğdu, yakındaki otel inşaatının gürültüsü başladı. Saat 9 buçuğa kadar döndük durduk çadırın içinde, sonra dayanamadık kalktık. Kahvaltı hazırladık süzülüyoruz sofrada. :) Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Çadırı kurup yerleşene kadar hava karardı. Karanlıkta lastiği söküp sökmemeye karar veremedim bir türlü. Motorun altına koyacak kütük, taş gibi bir şey de bulamadım. Onun için motoru yatırıp jantı sökmeden lastiği tek tarafından açmaya karar verdim. Ben Yazarsam Olur 'da yerde yatan motoruna baktı durdu. :) İç lastiği çıkardık ve kontrol ettiğimizde küçük bir delik bulduk. Çok küçük olduğu için bulmak zor oldu. Sonra jantı kontrol ettim bir şey bulamadım. Dış lastiğin içine elimi ilk attığım yerde ise sivri bir şey elime çarptı. Sanırım suçluyu bulduk. Lastiğin dışında aynı hizada bir delik vardı ama ne battığını bulamadık. Çünkü dışarda kalan kısım kopmuş gitmiş. İçerde kalan kısmı da çıkarmaya çalıştım ama sanırım hepsi çıkmadı. İyice temizledim, zımparaladım ve oraya da yama yaptım. İşe yarar mı bilmiyorum, o an iyi bir fikir gibi geldi. İç lastiği de yamalayıp geri kapattık. Umarım tekrar patlamaz... Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Güneş batmadan ön lastiği söküp bakmak için yoku çok uzatmadık. Yine 200km yapıp yol üzeri bulduğumuz bir kamp alanına girdik. Kamp alanı bir termalin içine kurulmuş. Hem termal giriş ücreti hem de çadır için ücret (yaklaşık 26$) istiyorlar. Selin her zaman olduğu gibi araya girdi ve hemen pazarlığa başladı. Ben olsam tamam der gider başka yer bakardım. Çünkü anlaşacak bir ispanyolcam yok. Gerçi yakınlarda başla kamp alanı da yok. Sonuç olarak 16$'a bağladı işi. Tam ödeme yapacağız kadın "kamp alanını gördünüz mü, su bastı dün" dedi. :) Gidip baktık baya içinden dere akmış gibi duruyor. Fakat çok güzel bir yer ve yüzlerce papağan var. Bir çoğu da tavuk gibi çimlerin üzerinde dolanıyor. Onları görünce kamp alanının hemen girişinde kuru çimlerin üzerine çadırı kurarız dedik. Fotoğrafta arkadaki ağaçlık kısım normalde kamp alanı fakat güneş toprağa kadar ulaşamadığı için çamur olarak kalmış. Çimlik alan ise bütün gün güneşi almış kurumuş. Banyosu ve tuvaleti de Arjantin standartlarına göre iyi bence :) Çadırı tam iki motorun arkasına kurduk. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Parkın girişine geldik ama girmedik. Çünkü girişi 33$'dı. :) Ayrıca yolu da tahmin ettiğimiz gibi stabilizeydi. Ödeme kulübesinin oradan kafayı uzatıp biraz baktım, bol bol çamur vardı. Hem o kadar para verip hem de çamura bulanmaya niyetim yoktu. Gerçi Selin capybaralara sarılmak uğruna çamurun üzerinde sörf yapabilirdi, onu zor tuttum. :)) Selin de hızını alamadı parkın girişinde dürbü çıkarıp kuşları izlemeye başladı. Sanırım parka giremiyorsam belki uzaktan capybara görebilirim dedi. :))
Selin'in ön lastiği yine patladı. :( Bu yolculukta sanırım dördüncü oldu. Ön iç lastiği daha 300km önce değiştirdik. Sanırım dış lastiğin iç kısmında ya da jantta lastiği patlatan bir şey var. İşin ilginci lastik birden iniyor ama tekrar şişirince inmiyor. Daha önce lastik patladığında da aynısı oldu. İç lastiği çıkarıp baktığımda her defasında delik buldum. Delikler çok küçük. Bu lastiği şişirince geri inmemesini açıklıyor fakat ilk patladığında birden inmesini açıklamıyor. Neyse şimdi pompa ile şişirdik. Akşam kamp yaptığımız yerde ön lastiği söküp bakacağım.
Gece sabaha kadar durmadan deliler gibi yağmur yağdı. Gece bir kaç kez gök gürleme seslerine uyandık. Sabah dışarı baktığımızda ortalığı sel götürmüş :) Bir saatte metre kareye yaklaşık 8mm yağış gösteriyordu. Tabii sabaha kadar saatlerce yağdı. Benim çadırımı su basıp tuvalette yatmama sebep olan yağmur metre kareye 27mm idi. :) 1 mt x 1 mt alana bir damacana suyu boşalttığınızı düşünebilirsiniz. Ağzım bir defa yanınca 8mm'de bile otel bakalım dedim. :) Sabah 7'de kalktık yağmur devam ediyordu. Acaba durmayacak mı diye düşündük ve geri yattık. 8'de tekrar kalktığımızda yağmur durmuştu. Saat 9'da ise bulutlar dağılmaya başladı. Biz de toparlanıp otelden ayrıldık. Yanımızda kahvaltılık bir şey kalmadığı için önce markete uğradık. Arjantin'de dışarda kahvaltı etmek pek mümkün değil çünkü kahvaltı kültürleri yok. Şehir dışına biraz çıkınca ilk bulduğumuz yeşil alana sandalye ve masamızı kurduk, kahvaltımızı hazırladık. Bugün yol üzerinde Capybara isimli dünyanın en büyük kemirgenini görmek bir parka uğramak istiyoruz. Fakat milli parkın yolları stabilizeymiş. Dün yağan yağmuru düşününce gidip gidemeyeceğimizden emin olamadık.
Sabah resmen kalkamadık. :) Saat 8 ve 9'da bir uyandım ama kalkacak gibi değildim, geri yattım. Saat 10'da ikimiz birden uyandık. Motora ara verince tembelleşmişiz sanırım. Hava kapalı ve rüzgarlıydı. Akşam buralar yağmurlu olacakmış, belki de rüzgar bulutları buraya doğru sürüklüyordur dedik. Yayıla yayıla toparlanırken yağmur atıştırmaya başladı. Hemen hızlandık ve çadırı toparladık. Fakat yağmur birden çpk hızlanınca eşyalarımız ıslanmasın diye masanın üzerine branda gerdim. Tabii gerene kadar tüm motor malzemelerimiz ıslandı. :( Daha yeni yola çıkmıştık. Bir aydır da hiç yağmur yağmuyordu. Selin'in dakka bir gol bir duruşu. Bu arada bugün de yola 13'de çıkabildik. Az ilerimizde uğramak istediğimiz bir kuş cenneti vardı fakat yağmur çok yapınca vazgeçtik. Çünkü oraya kadar 20km stabilize yol vardı. Bu havada çamur olmuştur. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Yaklaşık 150km yaptıktan sonra kamp yeri aramaya başladık. Çünkü artık eskisi gibi hava saat 20-21'de kararmıyor. Saat 18 olunca güneş batıyor. Biz de yola saat 13'de çıkabildiğimiz için çok uzağa gidemedik. Ayrıca saatlerce ayakta motorla uğraşmak beni çok yormuş, yol boyunca sürekli esneyip durdum. Nehirlerin kenarından geçerken bir tanesini gözümüze kestirip kamp yerine daldık. Tipik Arjantin sitili bir yerdi. Kamp yeri ağaçların altında çimlerle kaplıa, etrafta bir sürü masa, sandalye ve elektrik fişleri de var fakat tuvalet, banyo kötü :) ayrıca tüm Arjantin'in kuzeyinde olduğu gibi bol sivrisinekli. Selin ağaçları görünce hemen "hamak kuralım mı?" dedi. Hamağı kurup güneş batana kadar içinde uyumuşuz. Güneş battıktan sonra etrafımızda dolanan yüzlerce sivrisinek bulutundan dolayı uyandık :) Kamp yaptığımız yer: https://goo.gl/maps/9jh9FxYRvND2 Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Uzunnnnn bir aradan sonra tekrar yola çıkma zamanı geldi. Dün pılımızı pırtımızı toplayıp 20 gündür kaldığımız Buenos Aires'ten ayrıldık. :) Fakat yola çıktığımızda saat 13'e geliyordu. 20 günlük dağınıklığı ancak topladık. :) ilk hedefimiz Iguazu şelaleleri. Gerçi oraya kadar 1.200km yolumuz var. Yol üzeri yapacak bir şeyler buluruz sanırım. Yine anlık paylaşamıyorum çünkü şehirden ayrılıp yola çıktık, telefon çekmemeye başladı. :( Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Birazdan WR ustası Serkan'ı canlı yayında motoru parçalara ayırırken izleyebilirsiniz. Hesabını ele geçirdim!
Eksantrik zincirim geldi. :) Yamaha Motor'a yardımlarından dolayı tekrar teşekkür ederim. Arjantin'de gümrüğe takıldığı için sadece 1 gün gecikti. Yarın sabah erkenden motorları bıraktığımız Erol'un garajına gidip eksantirik zinciri değiştireceğiz. Motoru bayağı bir sökeceğim için işi tamamlamak zaman alacak. Eğer Ben Yazarsam Olur gelirse çalışırken yine canlı yayın yapabiliriz. Sanırım bir sonraki gün de yola çıkıp Brezilya'ya doğru devam ederiz.
Bolivya, Salarda De Uyuni'de motor kullanırken Ben Yazarsam Olur ile birlikte kendimizi bilim kurgu filminde gibi hissetmiştik. Onlarca kilometre gidiyorsunuz ve heryer böyle bembeyaz ve bomboş. Gölün içindeki adacıklar sanki havada asılı duruyormuş gibi göz yanılması yapıyorlar. Bu gezide en etkilendiğimiz yerlerden birisi oldu. Instagram'dan takip etmek için; instagram.com/ruzgarinizinde
Güney Amerika kıtasının güney ucunda bulunan ve Arjantinlilerin "Dünyanın Sonu" olarak pazarladığı Ushuaia şehrinden 130 kilometre daha kıtanın ucuna doğru devam "Ruta J" isimli yolda drone ile çektiğim görüntüler. Videoları Instagram'a yüklüyordum normalde ama 1dk uzun videoları kabul etmiyormuş. Onun için buraya yükledim. Sanırım ilk montajlı video denemem. :) Böyle böyle öğrenip geliştireceğim artık...
Normalde 2 Mayıs tarihine kadar Buenos Aires'de kalmaya karar vermiştik. Bir kaç gün motorlarla uğraşıp sonra etrafta gezer biraz tatil yaparız dedik. Motorları zaten hallettik. Benim değişmesi gereken eksantrik zinciri acil olmadığı için bulduğumuz yerde değiştirmeye karar verdik. WR250R modeli Arjantin'de bulunmuyor. Bana sorarsanız burası için fazla lüks bir model. Çünkü burada satılan Yamaha ve Honda modelleri büyük ihtimal emisyon standartları yüzünden Türkiye'de (Avrupa'da) satılamaz. :D Yamaha Türkiye'dekiler ile iletişim halindeydik. Onlara tekrar yazdım durumu anlattım. Eğer ortak parça kullanan başka motor varsa onların listesini istedim. Onlar ise zinciri ve gergiyi tedarik edip bana gönderebileceklerini söylediler. Ben gergiyi kontrol edip döneceğimi söylemiştim. Bir taraftan da düşünüyorum; malzemeler onlara gelecek onlar bana gönderecek en azından 2 hafta geçer. Biz Brezilya'ya gideceğiz ve İstanbul'dan Sao Paulo'ya gelecek birilerini bulmak daha kolay. Belki öyle halledebiliriz dedim. Geçtiğimiz perşembe İlker (Yamaha Türkiye'den) zincirin hazır nereye gönderelim diye bu fotoğrafı gönderdi. Hem sevindim hem şaşırdım çünkü bu kadar hızlı geleceğini tahmin etmemiştim. Kaç tane WR250R vardır ve kaçının eksantrik zinciri değişiyordur ki? Neyse adresi yazdım ama ne zaman teslim edileceği önemli dedim. Çünkü kaldığımız evi ayın 2'si sabahına kadar tuttuk. Ben saat farkı yüzünden geç gördüğüm mesajı. İlker cuma sabahtan hemen kargoya vermiş. 3 Mayıs tarihinde teslim edilecekmiş. Hemen kaldığımız evin sahibi ile konuşup 2 gün daha uzatabilir miyiz dedik. Sonuç olarak 2 gün daha bekleyip zinciri alıp öyle ayrılmaya karar verdik. Yamaha Motor ekibine yine (yeniden) yardımlarından dolayı tekrar teşekkür ediyorum. Özellikle de yıllardır arkamı kolladığı için ve ne zaman ihtiyacım olsa kişisel olarak vakit ayırıp uğraştığı için İlker'e teşekkür ederim. Yalan yok onlar oradayken kendimi daha bir güvende hissediyorum çünkü yolda kalmayacağımı biliyorum :D :D
Hazır Buenos Aires'de boş boş dururken paylaşmayı unuttuğumuz ya da vakit olmadığı için paylaşmadığımız yerlerden fotoğraflar ekleyim. Mesela gezide en sevdiğimiz yerlerden biri olan dünyanın en büyük tuz gölü Uyuni'nin fotoğraflarını koymamışım. :) Öğleden sonra gidip güneş batıp karanlık olana kadar ayrılamadığımız, sonsuzluk hissi ile sanki başka bir gezegendeymişiz gibi hissettiğimiz ve uzun uzun motor sürdüğümüz Uyuni'den kareler. ;) Biraz hazırlıksız gitmişiz daha yaratıcı şeyler yapılabilirmiş.