Facebook üzerinden yapılan anlık paylaşımlar...
Arazi iyi güzel eğlenceli de 40 derecede hiç çekilmiyor :) Bugünü de akşam ettik. Göya erkenden Astrakhan'a gidecektik, gezecektik şehirde. Zaten yoldayken planlar hiç tutmaz :) en iyisi sadece sabah kaçta kalkacağını planlamak gerisi yolda spontane oluyor. Bunu da Afrika gezimde öğrendim valla :)
Çölü geçince değişim sadece insanların dışında degil sanirim inanişlarında da var :) tabelada ne yaziyor okuyamadim gerçi ama şamanlıkla ilgili gibi geldi. belki başka birsey yaziyordur :))
Masabaşı dostlarım gelsenize buralar çok güzel :) yani hava 40 derece, son 300 kilometredir manzara hep ayni kocaman bir hiç, golgesinde duracak bir agac bile yok hatta yol da dümdüz ama Yine de yolda olmak ve düşlediğim bir hayali gerçekleştiriyor olmak cok güzel. Yüzüm gülüyor. Dinledigim sarkilardan bir aska geldim sanirim :)
Arkadaş bot ayağımdayken içine nasıl girdin :) bir de entomoji açıklama yapayım tam olsun :)) hava sıcaklığı artıkça böcekler hem büyüyor hem de sert kabuklu oluyor. Ayrica nedense daha renkli de oluyorlar. Hee bir de hantal oluyorlar sanirim sicaktan. Gerci ayni etki insanlarda da var. Akdeniz insanlari kuzeye gore daha tembel ve mayisik :))
Çölün etkisinden midir bilmiyorum ama bir anda yüzler değişti ve Asya'ya girdigimi hissettim :) ben daha yavaş çekilmeye başlarlar diye düşünmüştüm. Afrika'da mesela güneye indikçe ten rengi yavaş yavaş koyulaşıyordu. Sanırım burada çöl izole etmiş ve insanlar arasında kaynaşma azalmış. Az önce jeolojik şimdi de sosyolojik açıklamalar geliyor benden hep sıkıntıdan bunlar :)
Yaklasik 40 derece sicaklikta gunesin altinda bildiginiz col geciyoruz. Hazar denizinin kenari neden bu kadar kurak bilemedim. Belki de eskiden buralar da suydu kurudu. Pek anlamiyorum jeolojik yapilardan. Ama sagli sollu bildiginiz kum var birkilerin altinda. Bilen birileri yazarsa ogreniriz :) Afrika'yi hatirlatti bana tek farki orada asfalt yol yoktu direk stabilze patikadan gidiyorduk. Can sikintisindan yolda birbitimizin fotografini cekip duruyoruz :)
Gunaydin :) sicak havayi dusunursek yola cikmak icin gec kaldik biraz. Bugun kismet olursa dun gidemedigimiz Kazakistan sinirina yakin olan Astrakhan'a gidecegiz. Aslinda cok yokumuz yok gibi. Erken varabilirsek biraz sehirde gezmeyi dusunuyoruz.
Hani dersiniz ya sabah erken cikalim, sicaga kalmayalim, serin serin gidelim. :)) Sabah 8'de hava 33 derece mi olur. Oyy oy en azindan onumuzdeki bir hafta yanacagim onu anladim. Neyse iyi yanindan bakalim en azindan yagmur yok. :D Aslinda kiyafetleri islatip giymek daha mi iyi olur yoksa iyice mi bunaltir bilemedim.
Yabancı gezginlerin çok yaptığı ama bizim tarafımızdan çok da yapılmayan (en azından ben az duyuyorum) uçak ile gidip motor kiralama işine güzel bir örnek. 2 Enduro'dan Erkin Yeşil, Cevher Bilger ve Yol Bizi Bekler'den Koray Özden ve Ali Cudi Cantez buradan Tayland'ı başkenti Bankok'a uçarak oradan motor kiralayacaklar ve Laos'a kadar çıkacaklar. Çok eğlenceli olacağı kesin :) http://www.yoldancik.com/2015/06/bi-tayland-laos-yapip-gelecegiz/
Bu adamlarin gorsel olmayan islevsel cozumleri hep ilginc geliyor bana :) Kizlyar, Rusya'da siradan bir sokak. Butun tesisat disardan gidiyor. Su, gaz, elektrik, su hepsi. Ozellikle dogal gaz borularina hastayim. Boyle yukardan gidiyor ama bahce girislerinde arac gecebilsin diye kemer seklinde yapiyorlar filan...
Evet sabah Astrakhan diye çıktık ama sınır geçişinde çok zaman kaybedince Kizlyar'a kadar ancak ulaşabildik. Dağlardan deniz seviyesine indiğimiz için bugün hava 40 dereceye kadar çıktı. Bir de nem çok yüksekti, boğucu bir hava da motor kullandık. Yollar hep asfaltı ve manzarası hiç yoktu. Ekili tarlalar ve küçük kasabalar vardı. Son derece sıkıcı bir gün daha oldu :) Sağolsun Erdem Önen daha önce buradan geçmiş ve kalmış. Biz de otel aramadan onun daha önce kaldığı otele geldik. İlaç gibi geldi. Oteldekiler motorla geldiğimizi görünce çok ilgilendiler. Motorları resepsiyona aldık. Güvende olduklarını bilmek gece rahat uyumamı sağlıyor :) Özhan'a acıktım galiba birşeyler mi yesek dedim, kapı çaldı. Bir baktık resepsiyondaki kadın bize jest yapmış pizza görünümlü börek getirmiş. Bu kadar kısmetli olurum ancak :D
Internet isini nasil hallettigimi soranlar cok oluyor. Ben gezilerimde eger ulkede 2 gunden fazla kalacaksam lokal hat almayi tercih ediyorum. Gitmeden once guzergahima gore o ulkedeki operatorlerin kapsama alanina bakiyorum. Tabii birde 3G fiyatlarina. Itiraf edim genelde Turkiye'den daha ucuz oluyorlar. Rusya'da MTS'i tercih ettim. En iyi kapsama alani ona ait. Hat icin 100rub verdim icinde kontur ile geldi. Burada 4G'de var :))
Orhan Uslu ile kisacikta olsa surus yaptigim icin mutlu oldum. Eminim o Mogolistan'dan donerken tekrar karsilacagiz. Yolun acik olsun dostum ;)
Onumuzde sadece 4-5 arac olmasina ragmen 3 saatte islemler bitemedi :( Daha onceki girislerimde cok hizli girmistim oysaki sasirdim. Simdi evraklarimizi hallettik siniri gectik. Ulkeye girmeden once trafik sigortasi yaptiriyoruz. Ben eylul ayina kadar 3 defa daha girecegim icin 3 aylik (2bin ruble) yaptiriyorum :) Astrakhan'a kadar yolumuz vardi sanirim yalan oldu. Hayirlisi...
Rusya sinirina dayandik. Her girisimde biraz endiseli girdigim ama her cikisinda yuzum gulerek ciktigim ilginc bir ulke burasi :) Sinirda baya sira var. Neyseki insanlar ilgi gosteriyor ve yer veriyor. Yoksa gunesin altinda baya eriyebilirdik.
Gunaydinnnnn :) dinlenmiş ve enerji toplamiş olarak kaldığım yerden devam ediyorum yola. Bugün üç silahşörler olarak Rusya sınırına gidiyoruz. Oradan Vladikavkaz, sonra da kuzeye Kazakistan sınırı Astrakhan'a gitmeye çalişacağız. Orhan bizden Vladikavkaz'dan ayrilacak, biz Özhan ile devam edeceğiz.
Orhan'ın çantalarının çokluğunu görünce dayanamadık aldık hepsini odaya çıkardık. :) Hepsini bir elden geçiriyoruz. Yalnız çantalardan hep yiyecek çıkıyor. Onları kendi aramızda paylaştık biraz. Sonunda 3 çantadan birinin (fotoğrafta sağdaki) içini doldurduk boşa çıkardık. Çantayı burada bırakacak dönüşte alacak.
Burada durdukça bir kalabalıklaşıyoruz. Orhan Uslu'da bize katıldı. :)) Kendisi aynı Özhan gibi Moğolistan'a gidip geri gelecek. Üçümüz de benzer istikamette gittiğimiz halde ve hatta Moğolistan'a girecek olmamıza rağmen farklı yollardan gideceğiz. Burada denk geldik. Belki birkaç gün de beraber süreriz. Sonra ayrılacağız. Ben tek yön gittiğim için her ikisi ile büyük ihtimal dönüşleri sırasında tekrar karşılaşacağım. Ne güzel yolda Türkiye'den gezginler ile tanışmak. :D
Asya yolculuğu için kullandığım motosiklet ve aksesuarlar hakkında kendi düşüncelerimi paylaştım. Soran çok oluyor, tek tek cevap vermek yerine yazsam daha iyi olur dedim. :) http://www.ruzgarinizinde.com/asya-yolculugu-icin-motosiklet-ve-aksesuarlar/
Hazır motor üstünde değilken biraz yazayım dedim. :) Daha yeni vizeler ile uğraştığım için Orta Asya ülkeleri hakkında güncel bilgileri paylaştım. http://www.ruzgarinizinde.com/orta-asya-vizeleri/
Herkese gunaydin :)) bugun tembellik yaptik ve yola cikmadik. Sanirim 3 gun ust uste uzun kilometre yapinca yorulmusum. Onunuzde Ozbekistan'a kadar 4-5 gunluk zorlu bir yol var. Oncesinde enerji depolamak iyi gelir diye dusundum. Ayrica motorun sagini solunu kontrol edip, calismayan cakmak soketini filan tamir edim dedim. Belki biraz da esya duzenlemesi yaparim. Özhan'da benim kurbanim oldu o da yola cikmadi :) Hava simdilik fena degil yagmur yagiyor duruyor. Ertesi gun yolumuzda yagmur yok gibi onun icin bir gun beklemek iyi olacak.
3 günde İstanbul'dan Rusya sınırına kadar toplam 1.820km yapmışım. Toplamda yapmayı planladığım kilometrenin %10'unu yapmışım bile :)) Daha önce dediğim gibi hem Karadeniz hem de Gürcistan'ı daha önce uzun uzun gezdiğim için buraları direk geçtim. Bundan sonraki yolculuğum daha insancıl kilometrelerde olacak :) GPS iz kayıtlarını aşağıdan görebilirsiniz. https://connect.garmin.com/profile/ssogut
Biraz da yol fotoğrafları koyayım. Tiflis'den Kazbegi yani Rusya sınırına gelen bu yolun adı Georgian Military Highway (Gürcü Askeri Karayolu gibi birşey olur sanırım) Günümüzde artık turistik olarak kullanılıyor ve Gürcistan'ın en tanınmış rotasıdır. Derin bir vardinin sol yamacından uzun uzun 2.700 küsür metre tırmandıktan sonra birden vadinin tepesine çıkıyorsunuz ve sonra bir sürü sıra dağların olduğu bir düzlük sizi karşılıyor. Oldukça etkileyici manzarası var. Yol üzerinde bir sürü anıt ve manastır bulunuyor. Bir de kayak merkezi var. Ayrıca bu yolun en çok bilinen ışıksız, düşük tavanlı ve çok uzun tünelleri de unutmayım. Ben daha önce geldiğimde hiçbiri kullanılmıyordu. Şimdi bazılarını restore etmişler. Sanırım kışın kullanmak için. Normalde artık yanlarında yol açıktan gidiyor.
Bugün amacım Kazbegi'nde manastira çıkıp orada kamp yapmakti. İlk fotoğrafta karlı dağın hemen sol yanında tepede gözüküyor :) sağnak yağmur yüzünden yalan oldu. Gece boyunca yağacak ve yarında devam edecekmis. Birde 1.800 metrelerde oldugumuz icin hava da soguk. Ôzhan ile denk gelince kalacak oda bulalim dedik. Burada yaşayanlar evlerini ya da odalarını kiraya veriyor. Yolda biraz dolanın hemen yanınıza gelip sorarlar oda lazım mi diye. Kazbegi manzarali çok güzel bir ev bulduk. Bahçesi de var motorlar güvende :) Fiyatı 20lari yaklaşık 25tl. Yalniz evdeki kütüphanenin büyüklüğü ve piyano dikkat çekici. Bizde küçük bir köyde sıradan bir evde görülebilecek şeyler değil.
Kazbegin'de Özhan Ünverdi'yi yakaladım. :) Kendisi geçen hafta yola çıktı ve Moğolistan'a gidip geri dönecek. Rotamizin bir kısmı zaten aynıydı burada denk geldik. Birkaç gün beraber yol yapariz. Yolda Türkiye'den başka gezginlerle karşılaşmak çok güzel. Aslında şu anda yolda olan başka gezginler de var. Yollarımız kesin onlarla da kesişecek.
Rusların ya da kominist dönemin dev yapitlari çok etkileyici geliyor bana. Gürcistan'da da çokcana var zaten. İçlerinde en çok beğendiğim yapit bu. Aslinda ne ismini ne de ne için yapildiğını biliyorum. Fakat 2bin kür metrede bir vadinin ağzında çok ihtişamlı duruyor :) buraya gelirken bunu tekrar göreceğim için sevinmistim.
İşte buralar hep stabilize yoldu. Şimdi çok güzel olmuş. Gürcistan gelip gezmek için hem güzel hem de çok ucuz bir ülke. Ayrica pasaport bile olmadan giriş yapabiliyorsunuz. Motor için hiç bir evrak da gerekmiyor.
Bugün sadece 100km lik bir otoban sürüşü dışında nerdeyse tamami guzel dag yollarindan gectim. Cok verimli bir gun oldu :) 4 yil önce yaptığım rotanın aynısı oldu. Fakat o zaman Gürcistan'in yollari daha kötüydü simdi baya baya iyilesmis ama trafigi hic degismemis. Hala hizli ve son derece tehlikeli kullaniyorlar. Viraj icinde bile solluyorlar. Hee bir de inekleri hala yol ortasinda yatmayi seviyor :))
Evet ulkeden ayriliyorum artik, kismetse eylul ayinda tekrar gelirim :)) tum olumsuzluklara ragmen yasadigim ulkeyi seviyorum ve ozleyegim de. Afrika'ya giderken cok ozlemistim valla :) bizim sinirlarimizda baya modernlesmis eskiden cama sticker yapistirmaya hatta fotograf cekmeye bile izin vermezlerdi.
Ilgar geciti 2.550 metreymis :) 4 sene once yapiatirdigim sticker yoktu yenisini yapistirdim. Manzarasi guzel oturdum kahvalti yapiyorum. Sabah ogretmenevinden cikarken kahvaltilik malzemeyi yanima almistim. Orada kapali alanda yapana kadar dagda yapayim dedim :)) birazdan sinira gececegim.
Buyrun Ilgar dağı :)) dağın tepesini aşınca Türkgözü sınır kapısına ulaşacağım. Ilgar geçiti sanirim 2.500 kusur metreydi. Cikinca gorecegim :)
Bugun de hava konusunda sansliyim sanirim :) Posof'a dogru tirmaniyorum yaklasik 2.100mtlerdeyim simdi ve hava baya sicak :)
Herkese gunaydin!!! Dun 550km'nin uzerine son yaptigim 170km dag yollarindan sonra biraz yorulmusum :) Bu sabah yola cikmak icin gec kaldim. Hedefim direk sinira gidip Gurcistan'a gecmek ve oradan Rusya siniri olan Kazbegi'nde kamp atmak. Gurcistan'da daha once uzun uzun motorla gezdigim icin tekrar gezmeyecegim. Asil zamanimi daha ilerlere saklamak istiyorum :) yaklasik 420km yolum var bugun. Umarim kazbegi cok yagmurlu olmaz kamp atabilirim.
Hopa'dan Artvin'e doğru giderken ilk tirmanılan geçit Can Kurtaran Geçiti. Yolun açılışı bile çok güzel, gerisi zaten şiir gibi :)
Artvin baraj gölünde de çok harika manzaralar ve çevresinde bol virajlı yollar var. Ben daha önce geçtiğimde baraj yapiliyordu ve suyu tutmamişlardi. Eski yollardan gitmiştim. Şimdikiler bir acayip olmuş. Asfalt da yeni yapılmış misss gibi motor sürülüyor :))
Şavşat gercekten hayran olunacak kadar güzel bir yer :)
4 sene önce buradan yine geçmiştim. Bu sefer tersten Gürcistan'dan geliyordum. Yine akşamdi, deli gibi sis ve yağmur vardi. Şimdi çok şanslıyım, hava henüz kararmadi, açık ve yağmursuz (hem de bu mevsimde). Hopa'dan Ardahan'a kadar hiç yağmur yememiş olmanın mutluluğu içindeyim :) ayrica hava da 20 derece.
Valla dayanamadim surdum Artvin'e dogru :)) en son 4 yil once gelmistim yollar cok daha iyi olmus.
Biraz gec kaldim Ardahan tarafina gecmek icin ama iki gundur otoban surusu yaptiktan Savsat uzerinden gitmek cok guzel olurdu. Acaba hava kararmadan yetisebilir miyim karar veremedim :( Hopa sinir kapisinda da cok acayip sira varmis.
Karadenizin sahil otoyolunda devam ediyorum doğuya doğru. Yapacak pek bir şey yok. Ulkenin batısında oturunca doğuya gitmek için böyle iki gün hiç bir şey yapmadan motor sürmek zorunda kalıyor insan. Yolda sıkıntıdan ne yapacağımı şaşırdım :( Yalniz karadeniz nasil yesil bir yer. Yagan yagmurlarin hakkini veriyor. İnsan burada renk körü olur resmen, heryer yeşil :) Biz istanbul'da iki agac, çim görsek hemen seviniriz ayakkabıyı çıkarır çimlere basariz. Hava durumu da bir ilginç. Samsun-Ordu arasi sagnak yagmurlu 20 dereceydi. Sonrasi Rize'ye kadar gunluk guneslik 32 derece. Rize'de yine yagmur var :)
Arkadas bir karadeniz gecisim de yagmursuz olsun :) yok ne zaman gelsen yagmur yiyorum. Sabah erkenden yola cikim yagmur yemeyim dedim yine olmadi. Cok yagiyor fotograf bile cekemedim. :) Hava daha kotulesmese de Hopa'dan Artvin, Savsat, Ardahan'a donsem,Turkgozu sinir kapisindan gecsem. Tadindan yenmez o yollar simdi.
Bugün bir video çekeyim dedim, çıkardım gopro'yu pili bitmiş. Halbuki herşeyi şarj ettiğimi hatırlıyorum. Neyse, yedek pil var onu taktım o da boş :) Peki o zaman fotoğraf makinesini çıkarıp onla çekeyim dedim. Onun pili de boş, makine açılmadı bile :) Demokraside çare tükenmez, çakmak soketinden yolda biraz şarj olsun dedim. Çakmak soketi de çalışmıyor. Bunu bir işaret olarak algıladım ve video çekmekten vazgeçtim. :)
Samsun'da Gezginler Motosiklet Kulübünden arkadaşlar ile güzel bir akşam geçirdim. Hem beni yalnız bırakmadıkları hem de güzel sohbetleri için çok teşekkür ederim. Ayrıca Samsun ve çevresin gezimi takip edip, davet eden herkese tek tek teşekkür ediyorum. Mesajları biraz geriden takip edebildiğim için yol üzerinde veya akşam Samsun'da denk gelemedik. Umarım başka bir zaman kısmet olur ;) https://www.facebook.com/groups/motosikletligezginler
Sabah İstanbul ve Bolu taraflarinda yagmura yakalanmamak icin cok erken ciktim ve basarili da oldun :) Hani ilk gun dakka bir gol bir olmasin yagmurda surmeyim dedim :) Fakat otobandan gittigim icin yapacak hic birsey yok. Hava da isindi, bayildim iyice. Otobanin kenarindan inen bir patika gordum, daldim hemen :) Neyse Samsun'a az kaldi. Bugun de boyle olsun. Aksam orada kalirim. İlk gun icin 750km yeter :)
Evettt sonunda tüm hazırlıkları tamamladım ve yarın kısmetse erkenden yola çıkıyorum. Karadeniz üzerinden Gürcistan'a geçmeyi düşünüyorum. Sonrası için gönlümde yatan rota bu şekilde :) Tabii yol şartları, hava durumu ve gerekli sınır izinlerine göre rota değişebilir. Gezinin tamamını buradan, blogumdan ya da instagram hesabımdan takip edebilirsiniz. Yolculuk boyunca nerede olduğumu da yine yukardaki "Neredeyim?" kısmına tıklayarak görebilirsiniz. http://www.ruzgarinizinden.com/ http://www.instagram.com/ruzgarinizinde http://www.facebook.com/ruzgarinizinde
Asker arkadaşım Cihangir Dilmaç bisiklet ile geziyor ama ilginç bir konsepti var. Sırf bu yüzden bisiklet ile uzun yol yapmak isteyebilirdim :) Bisikletini uçağa atıyor Küba'ya gidiyor orada bin kilometre pedal çeviriyor sonra geri uçağa atıp dönüyor. Ya da Japonya'ya gidiyor orada bin kilometre yapıp dönüyor. Ne güzel! ben de motosikleti uçağa atıp Avusturalya ya da Yeni Zelanda gidip sürmek isterdim. Neyse kıskançlık içinde Rota Macera sayfasını takip etmeye devam ediyorum. Şimdi de Norveç'e uçak ile gidip Nordkapp'a pedal çevirecekmiş. Sen askerde böyle bir adam değildin ne oldu sana sonra :D
Japonya'ya doğru yapacağım yolculuğum boyunca nerede olduğumu görmek için "Neredeyim?" kısmını kullanabilirsiniz. Ayrıca www.ruzgarinizinde.com blog sayfasından da nerede olduğumu ve anlık paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.
Normalde yarın sabah yola çıkmayı planlıyordum ama olamadı :( Çünkü dün yol için taktığım lastiğin yanağında problem varmış ve bugün bombe yaptığını fark ettim. Planda elimde olan Mitas 09 Dakar lastikleri takıp 8-9bin kilometre sonra Rusya'da yeni lastik almak vardı. Madem şimdi lastik alacağım Haidenau Scout K60 alayım tek lastik ile yolculuğu tamamlayım dedim. Sipariş verdim büyük ihtimal yarın gelecek. Bir de park halindeki bir araç kapısını açınca benim arabaya çarptı. Evet ben çarpmadım!! Yanından geçerken o kapısını açtı ve bana kapısıyla çarptı :) Ön çamurluk, çok az da yolcu kapısı ve kaputta hasar var. Bugün onla uğraştım ve yarın da uğraşacağım. Neyse uzun lafın kısası 2-3 güne çıkacağım kısmetse :)