Facebook üzerinden yapılan anlık paylaşımlar...
Dae es selam'da eski sehrin disinda gelismekte olan yeni sehir var. Modern gorunumlu ve yuksek binarin olusturdugu bu bolum gercekten simdiye kadar gectigimiz Afrika'dan cok farkli.
Dar es selam'in balik pazarinin denizden goruntusu. Aslinda burayi gezdik fakat fotograflarini koymayi unuttum. Daha sonra yukleyip kisaca anlatirim :)
Yola ciktik. Bizdeki IDO'nun aksine disari cikilabiliyor. Hatta onde acikta koltuklar bile var :) Dar es selam sehir merkezinin denizden gorunusu.
Koltuklarimiza yerlestik :) Feribot bizim ido ile bire bir ayni. Bu aralar ruzgar yuzunden okyanus cok dalgali. Gecenlerde iki defa kaza olmus. Son kazada 150 kisi ölmüş. Endise kapilmadan Zanzibar'da bizleri ne guzelliklerin bekledigini dusunerek gulumsuyoruz :))
Zanzibar yolcusu kalmasin :) sabah erkenden kalkip, kahvaltimizi yapip, feribotun yolunu tuttuk.
Akşam çok güzel geçti. Herşey için Dar Es Selam, Tanzanya Büyükelçiliğinden Murat beye çok teşekkür ediyoruz :) Ayrıca hoş sohbetinden dolayı THY'den Gürhan beye de sevgilerimizi iletiyorum.
Guzel bir yemek uzerine, sahilde kahve icmeye geldik. THY'den biri daha katildi. Sohbet muhabbet super, hem de Turkce :) Sanirsiniz Bebek'te sahilde oturuyoruz
Avm tarzinda cok yemek yerleri ve ortak masalari olan bir yere gittiginizde ne yaparsiniz. Yemek istediginz fast-food'a gidip alir oturursunuz. Burada tam tersi oturuyorsunuz. Tum dukkanlar hemen basiniza gelip menulerini gostermeye calisiyorlar. Cok eglenceli :)
Malawi - Tanzanya arasında büyük gerginlik var. Konsoloslukda bu konuda bizi uyardı ve savaş çıkabilir hızlı geçin dedi. Malawi gölü olarak geçen ve 3 ülkenin sınırlarında bulunan gölde sınır tartışması yaşanıyor. Tanzanya sınırın gölün ortasından geçtiğini söyleyerek petrol aramalarına başlıyor. Malawi ise gölün kendilerine ait olduğunu söyleyerek petrol arama çalışmalarının durdurulmasını söyledi. Gazeteler, haberler her yerde bu tartışma var. Umarım biz Malawi'ye geçene kadar ortalık kızışmaz. Sanırım geçmemiz daha 5 gün alacak.
Tanzaya'dan ilerlerken sürekli Masai kabilesinden insanlar görmeniz mümkün. Gerek geleneksel kıyafetlerinden gerekse duruşlarından insan fazla yaklaşmaya korkuyor. Her zaman dediğim gibi insan bilmediğinden korkar. Konsoloslukda Murat bey bize Masai kabilesi insanlarının çok güvenli olduğunu ve güvenebileceğimizi söyledi. Bazen şehirde de görüyoruz. Güvenli oldukları ve çok sıkı oldukları (güçlü) için çok sık olarak bekçilik görevi veriliyormuş. Hatta yolda hırsız görsünler, peşinden koşar, yakalar, eşyanızı alır size geri bile getirirler dedi. Böyle işte şimdi yolda gördüğümde selam veriyorum :)
Dar Es Selam Turk Konsoloslugunda Murat bey bizi karsiladi. Bizden haberi varmis. Geldigimiz icin mutlu oldu. Biz daha mutlu olduk :)
Turk kahvelerimiz geldi. Sohbet, muhabbet, Turkce karsilanmak cok guzel. Buldugum Istanbul dergisine hizlica bir goz attim. Nasil ozlemisim Istanbul'u cennet cennet bildiginiz. Seni seviyorum ISTANBUL...
Baya bir aradiktan sonra sonunda Turk Konsoloslugunu bulduk ve misafir olduk :)
Nasil guzel insan bunlar cok guler yuzlu, espirili ve sempatikler. 7 gun kalacagimizi soyleyince daha fazla kalmamiz icin nasil pazarlik ettiler, ulkelerini gosterdiler, kalacak yerler ve gezilecek yerleri anlattilar. Malawi'yi cok merak ettim.
Malawi konsoloslugu birkac ay once tasindigi icin yeni yerini arayip bulmak biraz vakit aldi. Simdi vize icin islemlere basladik. Ilk izlenim: harika insanlar :)
Tanzanya giriste 50$'imi aldi. Hatira olarak bir viza yapistirmadilar. Sadece damga bastilar :(
Malawi vizesi icin konsolosluga dogru yola cikiyoruz. Bakalim ne kadar zamanda alabilecegiz.
Afrika ne kadar mı büyük? Görünce şaşıracaksınız :) Böyle büyük bir kıtayı kuzeyden güneye motosiklet ile geçiyoruz. Yolun yarısına geldik bile ama bazen hala inanamıyorum.
Daha önce bunla ilgili baya bir tartışma yapılmıştı. Aslını öğrendik. Bitki Agave bitkisinin bir türü Sisal'dır. Yapraklarından lif yapılıyor. Önce kurutuluyor sonra birkaç işlemden daha geçiyor bildiğiniz ip gibi birşey oluyor. Fotoğrafta yaprakları toplanırken görebilirsiniz. Arusha'dan Dar Es Selam'a kadar yaklaşık 700km'e sağlı sollu bunlardan gördük. Gerçek çok fazla yetiştiriliyor.
Buyrun geziyi an ve an size aktardığımın fotoğrafıdır :) Sıcakta, sıkışık trafikte beklerken bile buraya birşeyler göndermeyi ihmal etmiyorum. Hello Afrika'yı takip ettiğiniz için teşekkür ederim.
Malawi kapıda vize olayında zorluk çıkarıyormuş. Biraz rüşvete alışmışlar işin özü :( Onun için vizeyi buradan Dar Es Selam'da almaya karar verdik. Tabi bugun tatil olduğun için alamamıştık. Kötü haber bir gün daha buradayız. Vizeyi yarın alacağız. İyi haber yarın heryer açık olacak tekrar gezeceğim :D
Cami ve tapınağın hemen yanında bir de klise var :) Afrika'nın genelinde Müslüman ve Hıristiyan baya iç içe. En küçük yerleşim yerlerinde bile hem klise hem cami görmeniz mümkü. Fakat itiraf edeceğim son derece derma çapma saz klubelerden oluşan 30-40 haneli köylerde bile son derece büyük ve lüks kiliseler gördüm. Camiler genelde oranın yapısına uygun oluyor.
Dar Es Selam'da hintli nufus çok olduğunu söylemiştim. Buyrun şehir merkezinde 2 tane tapınak var. Hem de kocamanlar.
Sabah 10:30'dan beri neredeyse tum sehri yuruyerek dolastim. Bir tane acik dukkan olmaz mi :( oturacak bir tane kahveci bulamadim. Bu nasil bir tatildir hayat durmus burada anlamadim.
Sudan, Etiyopya, Kenya ve Tanzanya boyunca o kadar az beyaz goruyorsunuz ki yolda yururken selamlasma ihtiyaci duyuyorsunuz. Gercekten ilginc bir duygu. Aynaya bakmasaniz kendinizi siyah sanabilirsiniz :)
Aglamak istiyorum :( sabah hemen kalkip, guzel guzel giyinip, fotograf makinemizi alip kendimizi sokaga attik. O da ne heryer kapali. Bankalar, turist ofis, yemek yerleri, kafeler... her yer. Sokaklarda in cin top oynuyor. Kahvalti edecez, kontur alacacaz cebimizde siling kalmadi. Dolar bozduracaz acik exchange yok :( sorduk ne oluyor? Bugun nani nani dediler. Yani 8.8 resmi tatilmis. Tabi bilmiyorduk :(
Dar es Selam'ın eski şehir merkezi hep bu tarz evlerden var. Sonunda gezilecek güzel bir şehir merkezi bulduk. Neydi o öyle leoparlar, filler filan :)
Sonunda guzel sirin bir yer bulup yerlestik. 2-3 gun buradayiz. Turist olarak Dar es Salam'i gezecegiz.
Daruselam'a geldik, otel arıyoruz. Epeyce de trafik var.
Yolüstü bütün küçük köy, kasaba ne varsa hepsinde kesin bu küçük yemek kiosklarından car. Patates, çöpşiş, muz kızartma, domates, salatalık var.
Tanzanya'da kola şişeleri ve pekçok şişe ince uzun
Dün fotoğraflarını koyamadığım bizi heyecanla karşılayan Tanzayalı arkadaşlarımız bunlar :)
Tanzanya'da aleo vera kadar çok kahve bahçesi var. Ama bütün kahve bahçelerinin çevresi tel örgülerle çevrili. Yakına gidip bakamadık :)
Muz kızartmasının servis edilen hali de bu
Muz kızartması burada oldukça popüler bir yemek. Önce mangalda pişiyor sonra sofraya geliyor :)
Yol kenarındaki meyve satıcılarında ufak bir mola verdik. Afrika rotası boyunca bunlardan bir sürü görmek mümkün ve acayip acayip meyvelar oluyor :)
Facebook der ki "HelloAfrika haftada 70.000 kişiye ulaşıyor". Vallahi ben onun yalancısıyım :)
Rüzgarın İzinde ve Hello Afrika ile yeni tanıştıysanız, 50 gündür yolda neler yaptığımızı merak ediyorsanız TurizmTrend gün gün bizi yazıyor. Buradan görebilirsiniz: http://www.turizmtrend.com/gezgin/hello-afrika/
Bugün Darüsselam'a gitmeye niyetliyiz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Dar%C3%BCsselam
Günaydın! Bu sabahki sabah şekerlerimiz bunlar :) Ne tatlılar :) Fotoğraf makinesini görünce hemen poza girdiler :)
Deniz görmeyi özledik, yarın okyanusu görüp bol bol hasret gidereceğiz :)
Deniz seviyesine inip denize doğru yaklaşınca hava tekrar ısınmaya başladı. 30 dereceleri gördük bugün. 2 gün soğuk 2 gün sıcak, çöl, dağ, çöl, dağ gidiyoruz :) Kısmetse yarın okyanus... :)
Elif İncekara Hello Afrika'yı anlatmış. Teşekkürler Elif :)
Tanzanya'dan yeni bir telefon hattı aldık, özellikle internet kullanabilmek için. Hattı bir yabancı olarak üzerimize almak oldukça zor oldu ama sağolsun Tanzanya halkı bize çok yardımcı oldu, elimizden tuttu ne gerekiyorsa yardım etti :)
Çocuklar da son derece misafirperver. Motosikletleri görünce hemen etrafımızı sarıp merakla incelediler. Fotoğraf makinasını görünce de hemen poz verdiler. İnternet bağlantımız güçlenince paylaşırım fotoğrafları :)
Kaldığımız yer Korogwe adında bir şehir. Burada 3g olmadığı için fotoğraf gönderemiyorum :(
Tanzanya'nin yerel halkini cok sevdik. Hem sicakkanli, hem de tacizkar degiller. Geldigimiz icin surekli welcome ve thank you diyorlar. Henuz hic para veya baska birsey isteyeni cikmadi.
Bunlarin ne oldugunu bilen var mi? Kilometrelerdir bu tarlalardan geciyoruz. Once ananas mi dedik ama sanirim degil. Sorqcak kimseyi de bulamadik. Cok merak ettim :)
Kilimanjaro'nun yanina kadar geldik. 5.800 kusur yuksekligi ile Afrika'nin catisi olarak biliniyor. Biz yalnizca bakip gececegiz. Cunku dizimde ki problem yuzunden ben tirmanamiyorum. Ayrica en az 5 gun gerekiyor ki normalde 7 gunde tirmaniliyor. Buna en cok Murat uzuldu tabi tirmanmayi cok istiyordu.
Birinci Blog harika bir Hello Afrika yazısı yazmış :) Çok teşekkürler Eda Budayıcıoğlu :)