Facebook üzerinden yapılan anlık paylaşımlar...
Bu da bizim Jeffery Bay'da bizim kaldigimiz yer. En ondeki odalardan birini tuttuk :) sezon olmadigi icin bizden baska kimye yok zaten. Daha bir zevkli oldu :)
Sahilde yatarim da beni yalniz birakirlar mi :) seviyorum bunlari ya da onlar beni seviyorum bilemedim ama surekli yanimda bir hayvan oluyor. Koca kumsalda birden kosarak geldiler yanima.
Dunya sorf yarismasi odul 250.000$ bu kis bu konuta bir odaklanim seneye yaza geleyim :))
Hava soguk olmasina ragmen bir suru sorfcu varmis okyanusda hepside iyi bir supertubes kapabilmek icin mucadele ediyor :)))
Sonunda sahile attik kendimizi. Buyrun tum sorfculerin ruyasi olan jeffery bay sahili :) gidip bir iki sorfcu yakalayim bakim.
Hello Afrika gezisi sırasında Kenya ve Tanzaya'da çok fazla gördüğümüz dünyanın en tanınmış kabilelerinden biri olan Masai Kabilelerinden birinin köyüne misafir olduk.
Bir Nutalla'nin sonuna daha gelirken, sisenin dibini goren Murat'in mutlulugu :)
Baya uyuduk dinlendik :) kendimize super bir kahvalti hazirladik.
Herkese gunaydin! Bu sabah gozlerimi actigim manzara :) bunlar giderek guzellesmeye basladi. Bugun boze tatil ;) Her sabah saat 6' da yola cikinca alistik tatilde de erken kalktik :(
Yolda dinlemeyi en çok sevdiğim şarkılardan. Neler dinlediğimi soranlar vardı :)
Dev dalgalarin sesi esliginde yerel tatlara bakmaya devam ediyoruz :)
Bir çok motosikletçinin hayali olan "Garden Route" un başına geldik. Güney Afrika'nın en çok bilinen yoludur. İsmini yemyeşil farklı türlerden oluşan bitki örtüsünden ve lagünlerinden alır. Yaklaşık 500km uzunluğundaki bu rota bir tarafı dağlar ve vadiler diğer tarafı Afrika'nın beyaz kumlu sahillerinden geçer. Ayrıca tarihi, ekolojik ve vahşi yaşam parkları gibi birçok uğrak yeride bulunur. Bizde kalan zamanımızın çoğunu burada geçireceğiz. Sonrasında R62 (wine rourte) geçeceğiz.
Hello Afrika yolculuğumuz sırasında Kenya, Masai Mara''da yaptığımız safariden fotoğraflar.
Bu soguk ve yagmurlu hacada yapilacak en guzel seyi yapiyorum sanirim. Elimde sicak kahve, omuzumda battaniye oturdum hint okyanusunun deli dalgalarini izliyorum :)
Bakin bakalim tabelada ne yaziyor. Bugun ilk defa yol tabelarinda Cape Town'i gordum. Cok mutlu oldum :) gerci bizim daha 1.500-2.000 kilometremiz var ama olsun sona yaklastik.
Güney Afrika'nın sörf merkezi Jeffreys Bay'e geldik. Burası acayip biryer. Odamız da dönen dev dalgalar manzaralı :)
Yağmur altında Port Elizabeth'e geldik. Büyük bir liman şehri, ilgimizi de çekmedi açıkçcası. Jeffery Bay'a geçiyoruz. Az bir yolumuz kaldı.
Vee yağmur bizi yukarıda yakaldı, aşağıya inmemizi beklemedi :( Murat'ın yağmurluk giyme telaşı kameralara böyle yansıdı :)
Daglarin tepesinde kara bulutlar toplanmaya basladi. Gunesi gormez olduk ve soguk bir ruzgar var :( sanirim dagin oteki tarafinda sahilde bizi yagmur karsilayacak...
Buyrun karsinizda lahana Serkan :) sayin bakalim kac kat var. Bu arada saclar ahenkle dans ediyor, gozler geceden kalmis birqkin uyuyacam diyor... daha dagdan asagi inilecek yapilacak 400km var kime diyorumm... Wake Up!
Bu sabah hava o kadar soguk ki yola cikamadik :( tam 6 kat giyindim lahana gibi oldum kat kat. Fayda yok! Oturduk gunesi bekliyoruz.
Atılgan 10.000. kilometresine Etiyopya'da girmişti. Şimdi 20 bininci kilometresine Güney Afrika'da girdi. Acaba 30 bine nerde girece diye düşünüyorum ister istemez :)
Bu akşamki durağımız Cradock. Zebra dağının eteklerindeyiz. Bir köşkte kalıyoruz. Tonton da bir evsahibimiz var :)
Milliyet Gazetesinde çıkan Hello Afrika haberini internet sitelerinden de görebilirsiniz.
Hello Afrika Milliyet Gazetesi Pazar Eki'nde :) Merak edenler kaçırmasın :)
Pazar sabahi birtek KFC bulabildik. Sanirim 10 yillik KFC hakkimi doldurdum :) burada o kadar yayginki dag basinda kucucuk kasabalarda bile var.
Bu sabah dun geldigimiz harika R61 yolunun devamdan tekrar daglara geldik. Bu yol gercekten muhtesem. Sanki lunaparklarda hizli trene binmis gibisin :)
Bu sabah da cok guzel bir okyanus ve gunes manzarasi ile uyandik. Hava oldukca soguk hatta bu gezide hic giyinmedigim kadar giydim. Yine sahilden ayrilip daglara dogru cikacagiz...
Bazen İstanbul'da evlenenler gider boğaza fotoğraf çektirir. Güney Afrika'da da okyanusa gelip çektiriyorlar :)
Suya girmeye niyetlendim ama çok dalga ve rüzgar vardı onun için vazgeçtim. En azından yürüyim dedim. Gerçi bir ikisinde dalgalar beni ters köşeye yatırdı belime kadar suda kadım ama olsun çok eglenceliydi!
Bunlar da bugun kaldığımız yerin bekçileri :) Nasıl bekçi anlamış değilim. Bu hayvanlar beni mi seviyor yoksa herkese mi böyleler bilemedim. Bunlar olsa olsa hırsıza terlik getirirler. Nasılda eğlenceliler. Gerçi suya girip geldikleri için heryerimi ıslattılar.
O zaman biz de yerel tadlara bakalim. Buyrun Guney Afrika yapimi biralar :) sise boylarina dikkat!
Sanirim burada herkes serhos :) kaldigimiz yerdeki insanlar, sahilde eglenenler... herkesin kafa guzel. Sanirim haftasonu insanlar rahatlamaya calisiyor. Sezon olmadigi icin pek turist yok. Hatta bizden baska beyaz da gormedim. Dogal olarak sahile indigimizde bize ilgi buyuk :)
Kaldığımız en güzel yerlerden biri sanırım burası. Manzara direkt okyanusa bakıyor.
St.Johns'a ulaştık. Yolun sarhoşluğu hala üstümüzde :)
Zevkten ağlayacağım, bu yol mühendislik harikası. Bu yolu tasarlarken ne içtiyse mühendis aynısından isitiyorum :)
sanırım Güney Afrikalı motosikletçilerin haftasonu gezileri için kullandıkları yolu bulduk. Yolda motorlar, harika nehirler, virajlar, göller, hayvanlar, dağlar ne ararsanız var :)
Veeee Rüzgarın İzinde misyonunu tamamladı, rüzgarı buldum hadi bana güle güle :)
Dağ yolları çok güzel, sürekli 1200-1500mt tırmaniyor sonra döne döne hızlı şekilde aşağıya iniyoruz. Aynı Alpler gibi... Hava da buzzzz, kat kat giyindik :)
Günaydınnnn, bu sabah erkenden kalktık, siz uyurken yola çıktık. Dağlardan dolanarak sahile St.Johns'a ineceğiz.
Burası gerçekten Mozambik'e çok benziyor. Anladığım kadarıyla Sahilden uzaklaşıp iç kesimlere girdikçe Avrupa'ya benzeyen Güney Afrika yerini Mozambik'e benzeyen bir Afrika Ülkesi oluyor.
Bugün birbirinden farklı bir sürü güzel dere geçişleri ve köprü geçişlerimiz oldu. Tamamen doğaçlama yaparak nereye gideceğimizi yolda karar verdik. Ne iyi yaptık yoksa buraları görmeden N2 sahil yolundan anlamsızca basıp gidecektik.
Güney Afrika'daki yollarda hız sınırları çok yüksek. Geliş gidiş yollarda bile 120km/s. Hatta köy geçişleri, daracık dağ yollarında 100km/s. Sadece okul olan yerlerde 40km/s gördüm. Geliş gidiş yollarda gerçekten 120 ile gidiyorlar. Bu arada yol kenarında insanlar yürüyor, karışıdan karşıya geçiyor, hayvanlar otluyor, maymunlar (kedi/köpek değil) yola atlıyor.... İlk başta baya bir ürkütücü gelmişti. Şimdi alıştık bizde 120 ile gidiyoruz.
Bu tür sosyal mesajlar çok fazla var :)
Dağlarda yine telefon çekmesi ile ilgili sıkıntı yaşadığım için fotoğrafların çoğunu anlık gönderemedim. Bugün geçtiğimiz yerlerden :)) Güney Afrika'nın Kwazulu-Natal bölgesinde Melmoth ve Kranskop arasındaki dağlık bölgeyi geçen off-road yolu takip ettik. Aslı da sahile paralel gidiyor tek farkı dağların üstünde gidiyor :)
Bugün çok güzel dağ yollarından geçtik. Yaklaşık 100km kadarı off-road oldu fakat manzaralara kesinlikle değdi. Sahil'den biraz yukarı doğru dağlara çıkınca tekrar Afrika'yı görebiliyorsunuz. Sanki Güney Afrika'da değilsiniz gibi gerçekten ilginç oldu.
Bugün biraz araziye girmiştik. Arka çantamın içindeki yarım litrelik süt dökülmüş ve çantanın içinde ne varsa batırmış :( Birde hava sıcak olduğu için ve sütte tam yağlı olduğu için çoook fena kokuyor. Sanki ineğe sarışmışınm gibi. Akşam çanta dahil ne varsa yıkamak lazım!
Güzel biryer bulduk :) http://www.sa-venues.com/visit/duvetandcrumpets/