Facebook üzerinden yapılan anlık paylaşımlar...
Hadi bakalim bu jeepi kim taniyacak :) Bizi bastan takip edenlerin hatirlamasi lazim :)
Atilla bizi sorf yaomaya getirdi. Oncesinde kopekbaligi gozlem yerini gosteriyor. Burasi kopekbaligi yonunden tehlikeli bir sahil. Fakat sorf icin cok iyiymis. Hemen ilerde kucuk bir adacik var orasi da kopekbaligi filmlerinin cekildigi bolge :)
Ve MOTORLAR için Türkiye'ye dönme zamanı geldi. Bugün onları paketleyip teslim ettik. Hafta içinde konteynere konulup, gemiye yüklenecek. 21 Eylül'de Türkiye'ye doğru yola çıkıyorlar. 4-6 hafta arasında (ekim sonu, kasım başı) İstanbul Ambarlı limanına gelmiş olacaklar.
Güney Afrika boyunca bize yardımlarını hiç eksik etmeyen Atilla Kurt'a teşekkürler. Geldiğimiz ilk gün biz yorgunuz diye kendi kaldığımız yere gelip bizi ziyaret etti. Cape Town'da bulunduğumuz sürece de bizle ilgilendi, bilgiler verdi. Yarın da sörf yapmaya gideceğiz kendisi ile :)
Bugun motorları gemiye vermeden önce içlerini biraz dolduralım dedik :) Nede olsa gemi ile gönderirken bir sınır yok. Güney Afrika boyunca tattıklarımızdan beğendiklerimizi aldık.
Bu kadar yola geldikten sonra ve motorları gemiye vermemize sadece 1 gün kala dün arkamdan iki defa çarptılar. Doğum günü hediyesi oldu :) * ilki Murat oldu. Virajların tadına doyamayınca hızını alamadı arkadan bana tosladı. Neyseki bizde veya motorlarda bir hasar olmadı. Fakat kameralar açıktı. Akşam seyrettik. Bir koymuş ben önümdeki arabanın önüne geçmişim :)) * İkincisi ise ümit burnunun içinde oldu. Geri geri gelen araba beni nasıl olduysa görmedi. Kaldıki ben onun çıkış rotasında bile değildim. Sonuç olarak arka kuyrukda plakanın olduğu yeri kurdı :( Hikayenin gerisi daha komik! adam kaçmaya çalıştı ben bir koşu penceresine atlayıp anahtarı çektim aldım. Adam dumur... gerisi daha acayip oldu...
Portekizli kaşif Bartolomeu Dias burayı 1488 keşfederek ismini “Fırtınalar Burnu” (Cape of Storms) koymuştur. Çünkü eskiden Hint okyanusu ile Atlantik okyanusunun (sıcak-soğuk su) birleştiği yerin burası olduğu düşünülüyormuş. Fakat daha sonra Portekizli John II tarafından Hindistan ve doğunun deniz yolu açılmasıyla doğurduğu büyük iyimserlik yüzünden ismini “Ümit Burnu” olarak değiştirmiştir. Keşfinden tam 524 yıl sonra kendimiz keşfetmeye geldik.
Dün Cape Point ve Ümit Burnu'nu ziyaret ettik. Fakat o kadar turistik bir noktada telefon çekmiyor olması çok ilginçti :) Onun için paylaşamadım.
Chapmans Peak'den deniz görüntüsünün nasıl olduğu soranlar olmuştu. Dün Ümit Burnu'na giderken tekrar uğradık ve deniz fotoğrafları çektik :)
Yazmışım geçen sene doğum günümde ve daha bir yıl geçti ben motosikletim ile tüm Afrika kıtasını geçip Güney Afrika'ya geldim. Bakarsınız seneye Moğolistan'da olurum. Sanırım daha büyük hayaller kurma zamanı geliyor :)
Bugün Ümit Burunu'na gidiyoryuz. Daha önce yarım ada turu atarken aslında geçmiştik ama uca kadar gitmemiştik. Çünkü bugün benim doğum günüm ve doğum günü hediyem orası olsun istedim. Sanırım son 4 yıldır her yıl doğum günümü başka yerlerde kutladım. Bu yıl da düzeni bozmuyorum.
Masa dağının Cape Town şehir merkezine bakan tarafı. Tahmin edeceğiniz gibi her yönden bir sürü farklı pozda fotoğraf çektik :)
Masa dağından Ümit Burnu'nun görüntüsü çok hoşmuş, beğendim!
Masa dağının en tepesine çıkmak için teleferik kullanmak gerekiyor. Yaklaşık 300mt'den sizi alıp 1.000mt'e çıkarıyor. Bu kadar hızlı çıkan bir teleferik görmedim. Yaklaşık 1-2dk'da tırmanıyor. Hızdan dolayı kulaklarınız tıkanıyor. Fakat pek ucuz değil ~50TL
Sinyal tepesine çıkan yok aslında kısa fakat virajları çok güzel bir yol. Çıkarken ve inerken Masa dağının manzarasını seyredebiliyorsunuz. Tabi ilk çıkışta virajların tadına bakmaktan etrafı seyredemedik. Fakat ikinci turda manzaranın keyfini çıkardık.
Masa Dağı ve hemen önünde yer alan Cape Town şehir merkezi. Şehir merkezinin bir tarafı Masa Dağı (Table Mountain) diğer tarfı ise benim fotoğrafı çekerken çıktığım Sinyal Tepesi (Signal Hill) ile çevrili. Önü de Atlantik okyanusuna bakıyor. Yukardan çok güzel görülüyor.
Buyrun Camps Bay sahili :) Cape Town'un sanırım en ünlü ve kalabalık sahili burası. Diğerleri bunun yanında biraz sönük kalıyor.
Bugun haftasonu ve hava 30 dereceye yakın olduğu için insanlar kendini plajlara atmış. Bizde plajları ziyarete gidiyoruz :)
Buyrun Cape Town sehir merkezi. Masa dagindan gorunusu. Henuz teleferik ile daga cikmadik, gun batimini yakalayacagiz.
Chapmans Peak, Cape Town’da bulunan Cape Peninsula kayalıklarının Atlantik okyanusuna yüzlerce metre yükseklikteki dik batı kanadının ismidir. Burada bulunan yol denizden yaklaşık 500 m yükseklikte kayalıkların kenarına oyularak yapılmış. Toplam 9 km uzunluğundaki yolda 114 tane viraj bulunuyor. Tabi biz de büyük bir zevkle sürüyoruz :)
İçinde Cape Town sahillerinin, Ümit Burnu ve Champans Peak'de bulunduğu küçük bir (120km) yarım ada turu yapacağız. Cape Town'ın çevresinde görülecek ve yapılacak çok şey var gerçekten.
Bugun motoru göndermek için kargo firmalarını internet araştırdık. Bugün gidip tek tek konuşacağız bakalım ne kadar fiyatlara çıkıyor. Ayrıca paketleme, yükleme, gönderi ve nekadar süreceği gibi konuları da öğrenmiş olacağız.
2 Gündür pek sesimiz çıkmadı. Burada hava yağmurluydu. Yeni geldiğimiz için biraz tembellik yapmanın fena olmayacağını düşündük :) African Heart isimli çok güzel biryere yerleştik. Yaklaşık 10 gün kadar burada kalacağız. Hem Cape Town'un çevresini keşfedeceğiz hem de motorların gemi ile gönderilmesi işini halledeceğiz.
Uzakrota "Türkiye'nin en iyi seyahat blogları" arasında Rüzgarın İzinde'yi de göstermiş. Teşekkür ederiz. http://www.uzakrota.com/?p=2767
Welcome Party için acil mekan önerilerine ihtiyacımız var, 100 kişi üstünde katılımı kaldırabilecek, mümkünse barkovizyon ya da ekranları olan, alkol de alabileceğimiz bir mekan arıyoruz :)
6 Ekim Cumartesi Akşamı Hello Afrika Welcome Party olacak. Bütün dostlarımız ve takipçilerimiz de davetli! Partide görüşmek üzere :)
Saati de 12 yapmışız :) ne güzel uyuduk ve dinlendik. O kadar yolun üzerine çok iyi geldi. Yolumuz bitti ama gezimiz bitmesi. Daha Cape Town'da yapılacak ve görülecek bir sürü yer var. Önümüzdeki 10-12 gün boyunca burayı ve Güney Afrika'nın kuzey sahillerini keşfediyor ve paylaşıyor olacağız. Bizi takip etmeye devam edin :)
Betty's Bay ile Gordan Bay arasinda kalan R44 yolu bu fotografta gorulen dik kayalik daglarin hemen eteginden, hic bitmeyen virajlarla geciyor. Giderken bir tarafiniz direk ucurum. Virajlari 100-110 ile cok rahat donerken ucurumu gormek baya heycanli oluyor :))
Ne kadar penguen varmis. Bu kadar cok olacagini tahmin etmemistim. Her yer penguen, resmen her kayanin tepesinde 2- 3 tane var.
Betty's Bay penguen sahiline geldik. Cok eglenceliymis bu penguenler :)))
HERSE GÜNAYDIN! Bugün Hello Afrika gezimizin asıl hedefi olan Cape Town'a doğru son kez yola çıkıyoruz. Büyük gün ve çok heycanlıyız :)
Bugun Hermanus'a gelirken kullandığımız dağ yolların da çok muhteşemdi. Fakat rüzgar ve yağmur olmasa daha iyi olacaktı. Uzun bir süre sağ yandan esen sert rüzgar yüzünden yengeç gibi yan yan gitmek zorunda kaldı :(
Garden Route, Wine Route derken bugun Whale Coast Route'dan da geçtik. Diyeceksiniz bu ne? ben de bilmiyorum :) tableayı görünce paylaşım istedim. Burada yollara isim vermeyi seviyorlar. Adamlar şimdiye kadar gördüğüm en iyi turizim pazarlama teknikleri var.
Güney Afrika doğa harikası bir yer diyebilirim. Her sahilinde, her dağın arkasında sizi ayrı bir mucize bekliyor sanki. Hello Afrika gezisinde çoğraya olarak kendine en hayran bırakan yer oldu. Ayrıca Tanzanya ile birlikte keyif aldığım ülkelerden ikincisi oldu.
Balina için kendime güzel bir lokasyon seçtik, oturduk bekliyoruz :) Gerçi bir iki tane gördük ama çok uzaktalar. Bekliyoruz yakına gelsinler diye. Bir tane adam var balinaları takip ediyor balina görünce elindeki uzun bir boruyu öttürüyor :)))
Hermanus'da guzrl bir yrrr yerlestik. Guney Afrika'nin genelinde backpacker' lar cok basarili. Ozellikle cost2cost kitapciginda yer alanlar inanilmaz keyifli. Esyalari atipbalina seyrine gidecegiz ;)
Hermanus dunyadaki en iyi balina izleme noktalarindan biridir. Cape Town'a yakin oldugu icin cok hareketli bir yermis :) Bu Guney Afrika'da ugradigimiz son sahil kasabasi oluyor. Hepsi de birbirinden guzel, duzenli ve TEMIZdi. Tebrik ediyorum.
Bilin bakalim ne yapiyorum? :) Hermanus donusunu kaciran Murat'i bekliyorum. O kadar yol geldik ilk defa oluyor. Yok yok iyice yayilmisiz :)
Herkese Tünaydın, bu saat oldu yola çıkamadık bir tembel olduk bugun gerçekten :)) Bugun Cape Town'dan bir önceki durağımız olan Hermanus'a geçmeyi düşünüyoruz. Eğer şartlar uygun olursa belki köpek balığı dalışı bile yapabiliriz.
Vay arkadaş ne yol yapmışız. Ama bitti mi? Hayır, asıl hedefimiz olan Cape Town'a çok az yolumuz kaldı :)
Veee Afrika kıtasının en GÜNEY UCUNA ulaştık. Burası Hint ve Atlantik okyanusunun birleştiği nokta. Yaklaşık 90 gün boyunca 17.000 kilometre yol yaparak Afrika kıtasını boydan boya geçmiş olduk.
"Ronnies Sex Shop" sanırım bir pazarlama harikası bir mekan. O kadar popüler ki, buralarda bilmeyen, söylemeyen yok. Nerede kalsak, kimle tanışsak herkes buraya gitmemizi söylüyor :) Eksik kalırmıyız, gittik de ilginç bir mekandı.
Route 62 üzerinden bir ara yanlış yola girdik (GPS bozulduğu için tabelaları takip ediyoruz) Ne iyi yapmışız girmişiz. R324 nolu bu yol gezinin en iyi yollarından biri olmaya aday oldu. Derin bir vadinin içine dalan yol döne döne geri çıkıyor ama virajlar hiç kesilmiyor. Ayrıca Güney Afrika'da keskin viraj (hairpin) pek tercih edilmiyor. Sanırım hız sınırı yüksek olduğu için. Bu geçtiğimiz yolda da virajların hepsini 80km/s ile dönebiliyordunuz. Tabi lastiği sonuna kadar kullanmayı göze alıyorsanız :)
Fakat ne yazik ki Route 62 (wine route) üzerinde beklediğim kadar üzüm bağı göremedim :( ben bu kadar meşhur olunca avrupa'da olduğu gibi yol boyunca üzüm bağları ile gideceğimi düşünmüştüm. Yanılmışım.
Yol olarak çok fazla viraj yok, hatta oldukça düz bir yol fakat manzarası oldukça güzel. Geniş bir boş alanın hemen arkasına yükselen karlı dağlar insanı içine çekiyor gerçekten. Route 62 boyunca sağ, sol ve hatta önümüz hep bu şekilde devam etti. Bir ara dağlardan gelen rüzgar -sanırım kar yüzünden- oldukça soğuk esmeye başladı.
Garden Rote’a güzel bir alternatif olan bu rota şarap yolu olarak da bilinir ve Güney Afrika’nın turistik rotalarından biridir. Yükselen kayalıklar, dağlar, berrak dereler, ağaçlar ve yerli bitki örtüsü ile birlikte muhteşem manzaralar sunar. Dünyanın en uzun şarap yollarından biridir.
Bugun son zamanlarda oldugu gibi gec yola cikiyoruz :( R62 (wine route) uzerinden Cape Town'a dogru devam edecegiz. Simdilik nerde kaliriz bilmiyoruz. Artik nereyi begenirsek.